İslam ve Diğer Dinler Tarihi

İslam’ın Doğduğu Ortam: Ekonomik Hayat

Arap Yarımadası’nda ekonomik hayat
genellikle hayvancılık, tarım ve ticarete dayanmakta idi.
Hayvancılık özellikle temel geçim kaynağı idi. Onlar besledikleri
hayvanlardan çok yönlü faydalanırlardı; etini yer, sütünü
içer, yününden elbise yapar, ihtiyaç fazlasını da satarak
diğer temel ihtiyaçlarını karşılardı. Tarım da önemli geçim
kaynaklarından biriydi. Düzenli yağış alan Yemen toprakları
çok verimiydi. Bundan dolayı tarihçiler tarafından Yemen’e
yeşil topraklar (Ardu’l-Hadrâ) denmiştir. Bu bölgede yağmur
sularından faydalanmak için barajlar yapılmıştır. (Buna
Sedd-i Me’rib örnektir.) Ziraata elverişli topraklar Taif, Medine, Necid ve Hayber gibi bölgelerde bulunuyordu.
Yerleşik hayat süren kabileler içinde geçimlerini tarıma dayalı olarak sürdürenler tahıl, meyve,
hurma ve sebze yetiştirirlerdi.

Bazı şehirlerde tarımın dışında, küçümsenmeyecek derecede sanayi ağırlıklı atölye ve tesisler mevcuttu.
Başlıca sanayi dalları arasında dokumacılık, demircilik, dericilik, şarap üretimi, kuyumculuk ve ıtrıyatcılık
(güzel koku üretimi) sayılabilir.

Arap Yarımadası’nda tarım ve hayvancılıktan daha önemli bir gelir kaynağı da ticaret idi. Arap
Yarımadası’nın güneyinde ve kuzeyinde oturanlar, çok eski tarihlerden itibaren ticaretle uğraşıyorlardı.
Hicazlılar, Yemen’den ve Habeşistandan aldıkları ticari eşyayı kuzeye, kuzeyden aldıklarını da güneye
naklediyorlardı. Mekke’de oturan Kureyş kabilesi de tarıma elverişli bir bölgede oturmadığı için ticaretle
uğraşıyor, neredeyse tüm geçimini ticaretten sağlıyordu.

Arabistan’ın çeşitli bölgelerinde panayırlar kurulurdu. Arapların ekonomik hayatında olduğu kadar sosyal
hayatında önemli bir yer tutan bu panayırların en meşhurları şunlardı: Ukâz, Zülmecaz, Mina, Dumetü’l-
Cendel, Muşakkar, Suhâr, Debâ, Aden, San’a Bunların en önemlisi, uluslararası nitelikte ve aynı zamanda
edebî bir kongre özelliği taşıyan Ukâz’dı. Burada edebî sohbetler yapılır, şairler en güzel şiirlerini burada
okur ve dereceye girenler de Kâbe’nin duvarına asılırdı. Cahiliye Dönemi’nde kabileler arasında siyasi bir
birlik olmamasına rağmen ticari açıdan bir birlik söz konusuydu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir