İslam ve Diğer Dinler Tarihi

İslam’da Tanrı İnancı

İslam’ın iman esasları Kur’an-ı Kerim’de pek
çok ayette açıklanmıştır. Ayrıca Peygamberimizin
hadislerinde de iman esasları bir arada zikredilmiş
ve bunlara Müslümanların amentüsü denilmiştir.
İmanın ne olduğunu soran bir kimseye Peygamberimiz
şöyle cevap vermiştir: “İman Allah’a, meleklerine,
kitaplarına, peygamberlerine, ahiret
gününe, kadere, hayır ve şerri Allah’ın yarattığına
inanmaktır.” İslam’ın iman esasları oldukça
sade ve anlaşılır niteliklere sahip olup evrenseldir.

İslamiyet, tanrı inancı konusunda tek tanrıya
inanmaya büyük önem vermiş ve bu inancı tevhit
olarak isimlendirmiştir. İslam’a göre hiçbir noktada
yaratılmışlara benzemeyen Allah, meydana gelen her şeyin sebebi ve yaratıcısıdır. Hiçbir konuda
onun ortağı yoktur. Onun bilgi ve kudreti dışında hiçbir şey meydana gelmez. O, hiçbir şeye muhtaç
değildir. Kur’an’da yaratıcının özel ismi Allah olup onun çeşitli yönlerini gösteren sıfat isimleri vardır.
Bunlara Esmaü’l-Hüsna ( Güzel İsimler) denir.

İslam’daki tek tanrı anlayışına en yakın din Yahudiliktir. Fakat Yahudilikte yer yer antropomorfist
(insan görünümlü) tanrı tasvirleri görülmektedir. Yahudilikte tanrı için kutsal kitaplarında, dinlenme,
bahçede gezinme, pişman olma, görünme gibi ifadeler kullanılır. İslam bu yaklaşımları asla kabul
etmez. Zaman ve mekândan münezzeh olan Allah, diğer varlıklarda bulunan bu gibi özelliklerden
uzaktır. Ayrıca Yahudiliğin yaratıcısı, millî bir özelliğe sahiptir. Diğer insanlara karşı Yahudileri
her zaman korur. Oysa İslam’a göre Allah, herkesin ilahı olup kulları arasında ırka dayalı bir ayrım
yapmaz.

İslam, tanrı inancı konusunda Yahudilik gibi Hristiyanlıktan da ayrılır. Hristiyanlık üçlü tanrı
anlayışını kabul ederek monoteizmden uzaklaşmış ve politeizme yaklaşmıştır. Bazı mezhepler dışında
Hristiyanlar kilisede oğul tanrıya ait resimler bulundurarak bunlarla saygı göstermişlerdir.
Bu yaklaşım tarzını Yahudilik ve İslamiyet reddetmiştir. Kur’an, Hristiyanlıkta savunulan tanrının
İsa’nın bedenine enkarnasyonunu da reddeder. İslam’a göre Allah, zaman ve mekândan münezzeh
olan, müteal (aşkın) bir varlıktır.

İslam’ın Allah anlayışı deistlerin tanrı anlayışıyla da uyuşmaz. Deistlere göre evreni yüce bir tanrı
yaratmıştır. Fakat bu yaratıcı, insanların işlerine karışmaz. Onlara akıl vermiş ve iyi ile kötüyü birbirlerinden
ayırmalarını istemiştir. İslam’daki yaratıcı dinamiktir. Evrendeki hiçbir olay, onun yaratıcılığı
olmadan açıklanamaz. Kullarına kendi aralarından peygamberler göndermiş, onları dünya ve ahiret
konusunda aydınlatmıştır. O, her an kullarının yanındadır.

İslam, panteizmin tanrı anlayışını da reddeder. Panteizme göre tanrı, tabiattaki herşeyin içinde
bulunmaktadır. Tabiattaki her şeyin içinde tanrı bulunmaktadır. Tabiatın dışında bir tanrı yoktur.
İslam’a göre tabiatta bulunan her şey Allah’ın eseridir. Fakat Allah evrenin bir parçası değildir. O,
bütün varlıkların ötesinde bir varlıktır. Evrendeki her şey onun varlığına ve birliğine delil olmakla
birlikte onun keyfiyeti bilinemez. Çünkü sonlu bir varlığın, ezelî ve ebedî bir varlığı tam olarak idrak
edebilmesi imkânsızdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir