İslam Tarihinin Konusu, Alanı ve Metodu

İslamislam-tarihinin-konusu’ın doğuşundan günümüze kadar, Müslümanların gerçekleştirmiş oldukları kültürel, sosyal, siyasi, ekonomik ve dinî faaliyetleri sebep-sonuç ilişkisi içerisinde inceleyen sosyal bilime “İslam tarihi” denir.




İslam tarihi öncelikle Hz. Muhammed’in yaşadığı toplumu, coğrafi, siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve dinî yönlerden ele alır. Onun peygamberlik öncesi yaşantısını ve toplumundaki konumunu örnekleriyle nakleder. Risalet görevinin başlamasıyla Mekke toplumunun, İslam’ın mesajına tepkisini ve bu dönemde Müslümanların karşılaştıkları zorlukları anlatır.

İslam tarihinde yeni bir başlangıç olan Medine’ye hicret, burada oluşturulan kurumlar ve İslam’ın mesajının insanlara ulaştırılması için Müslümanların ortaya koydukları mücadeleler ele alınır. Hz. Peygamberin hastalanması ve vefatı gibi olaylar anlatılır.




İslam tarihi; Hz. Peygamber Dönemiyle beraber Dört Halife, Emevi ve Abbasi dönemlerini, İslam’ın Arap Yarımadası dışındaki gelişimini ve Endülüs’te kurulan eşsiz medeniyeti ele alır. Müslüman Türklerin kurmuş olduğu Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular ve Osmanlılar gibi devletleri de inceler. Di- ğer taraftan Müslümanların Afrika, Hint Yarımadası, Orta Asya ve Uzak Doğu’da kurdukları devletler ve medeniyetler de İslam tarihinin konuları arasında yer alır. Son olarak günümüz İslam coğrafyasını oluşturan devletler ve toplulukları tüm yönleri ile değerlendirir.

Tarihî veriler, sonraki nesillere rivayet yoluyla aktarılır. İlk dönem İslam tarihçileri, olayları aktarmada genellikle sözlü rivayet metodunu benimsemişlerdir. Sözlü tarih geleneğini uzun yıllar güçlü bir şekilde devam ettiren Müslümanlar kıssacılığa, haberciliğe ve olayların aktarılmasına büyük önem vermişlerdir. Bu metotla elde edilen bilgiler, dinî ilimlerin tedvin edilmeye başlamasıyla birlikte yazılı tarihin başlıca kaynağını oluşturmuştur.1 İslam dünyasında yazılan ilk dönem genel İslam tarihi eserlerinin çoğu, rivayetlerin aktarımından ibarettir. Bu kaynaklarda bilgiler fazla yorumlanmaksızın kronolojik olarak kaleme alınmıştır.

Erken dönem İslam tarihi kaynaklarının ağırlıklı olarak “sözlü rivayetler’e” dayanması ve yazılı kaynakların bir kısmının o dönemin siyasal olaylarının etkilerini yansıtması gibi etkenler “araştırmacı tarih yöntemi”ni ön plana çıkarmıştır




Günümüz İslam tarihi çalışmalarında ise araştırmacı tarih yöntemi kullanılmaktadır. Bu yönteme göre olaylar sebep-sonuç ilişkisi içerisinde ve bilimsel tekniklerle yorumlanmaya çalışılır. Eldeki kaynak ve malzemeler de eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirilir. Böylece tarihî olaylar kendi döneminde yaşanmış bitmiş hadiseler olmaktan çıkıp bugüne de hitap eden bir özellik kazanır.