İşgaller Karşısında Osmanlı Yönetiminin Tutumu

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından kısa süre görev yapan Ahmet İzzet Paşa ve Tevfik Paşa Hükumetlerinden sonra, Damat Ferit Paşa sadrazam olarak atandı. Damat Ferit Paşa sadrazam olduktan sonra bütün gücüyle İtilaf Devletleri'nin çıkarlarına uygun politika izlemeye başladı.




İtilaf Devletleri'nin isteklerini tereddütsüz yerine getirdi. İstanbul Hükumeti'ne göre işgaller geçiciydi ve işgalci devletlere karşı direnmek imkânsızdı. Bu yüzden İtilaf Devletleri'ni kızdırmamak, onlara hoş görünmek gerekiyordu. İstanbul Hükumeti, Anadolu'ya heyet-i nasiha (öğüt kurulları) göndererek halkı işgaller karşısında sükunete davet etti. Galip devletlerin istekleri yerine getirilirse elverişli şartlarla bir barış antlaşması imzalanabilirdi.

Damat Ferit Paşa Damat Ferit Paşa






Damat Ferit Paşa, Padişah Vahdettin'in ve İstanbul Hükumeti'nin halktan beklentisini şu şekilde açıklamıştı:
“Padişah Efendimiz... Bütün Osmanlı tebaasının bundan böyle, Osmanlı tarihinin temizliğine yakışacak biçimde ağırbaşlılık ve dinginlik göstereceklerini, hükumetin yapacağı işleri içtenlikle kolaylaştıracaklarını beklemektedirler.”

İstanbul Hükumeti'nin bu tutumu, İtilaf Devletleri'nin ülkemizi parçalama girişimlerini kolaylaştırıyordu. Millet kurtuluşunun ancak kendi azim ve kararlılığıyla gerçekleşebileceğini anlamış ve bağımsızlık mücadelesine destek vermiştir.