Türk Tarihi

İlk Türk Devletlerinde Devlet Anlayışı

Türklerde bugünkü anlamda devlet, “il” (el) kelimesi ile ifade edilmiştir.
Budunların (milletlerin) bir yönetim altında birleştirilmesiyle oluşan il,
vatanı
koruyarak milleti huzur ve barış içinde yaşatmayı amaçlayan siyasi bir
teşkilattır.

“İl” kelimesi aynı zamanda barış anlamında da kullanılmıştır. Bunun temel
sebebi Türklerde devletin ve barışın birbirini tamamlayan iki unsur olarak
görülmesidir. Bu iki unsurun sürekliliğini sağlamak isteyen devlet yöneticileri,
devletin temelini adalet üzerine oturtmuşlar, ülke içinde adaleti sağlamayı en
önemli yükümlülük olarak kabul etmişlerdir. Buna bağlı olarak halkın da devlet
adamlarında aradığı ilk özellik herkese adil davranmaları olmuştur.

Türk devletlerinde yönetme yetkisini Gök Tanrı’dan alan kağan, bu yetkiyi
sadece kendi devletinde değil yeryüzündeki bütün insanlar üzerinde
kullanmayı düşünmüştür. Bu doğrultuda kağan, dünyayı hâkimiyeti altına
alarak yönettiği bütün insanları adaletli bir yönetim ile huzur, refah ve barış
ortamında yaşatmayı görev kabul etmiştir. “Türk cihan hâkimiyeti” olarak adlandırılan bu görev ilk Türk devletlerinden başlayarak süreklilik arz eden millî
bir ülkü hâline gelmiştir.

Türk devletlerinde hiçbir zaman keyfî bir yönetim uygulanmamış ve devlet
belirli kurallara göre idare edilmiştir. Yeni kurulan devlette ya da iktidar
değişikliğinde kağanın yaptığı ilk icraat töreyi tespit etmektir. Töreye uymayan
kağanlar, Tanrı ve halk nezdinde saygınlığını kaybederek iktidardan uzaklaştırılmıştır.

Türklerde devletin halkla ilişkisi baba-evlat anlayışı şeklindedir. Devlet
halkın her türlü ihtiyacını karşılayıp sosyal adaleti sağlamak, halk da devlete
karşı üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundadır.

Türklerde devlet “bağımsızlık, halk, ülke ve teşkilat” olmak üzere birbirini
tamamlayan dört unsurdan meydana gelmiştir.

TÜRKLERDE DEVLET ANLAYIŞI


– Devlet için “baba” sıfatı kullanılmıştır. Toprak ise “devlet baba”nın koruduğu
“ana vatan” şeklinde ifade edilmiştir.

– İcraatlarından memnun olunmayan yöneticiler yönetimden uzaklaştırılmıştır.

– Halk, yöneticiler tarafından Tanrı’nın emaneti olarak kabul edilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir