II. Meşrutiyet’in İlanı

Kanunuesasi, Osmanlı padişahına olağanüstü bir durumla karşılaşırsa meclisi kapatma yetkisi vermişti. II. Abdülhamit 93 Harbini öne sürerek meclisi 14 Şubat 1878’de kapatmıştı. Bu karar Jön Türkler tarafından keyfî olarak nitelendirildi. Meşrutiyet yanlısı aydınlar harekete geçerek İttihat ve Terakki (Birleşme ve İlerleme) Cemiyeti’ni kurdular (1889). Bu cemiyetin amacı anayasayı yürürlüğe koydurarak Mebusan Meclisi’ni açtırıp yeniden meşrutiyet yönetimine geçişi sağlamaktı. Bu cemiyetin çatısı altında toplanan aydınlar II. Abdülhamit yönetimine karşı harekete geçtiler.

İçte bu gelişmeler yaşanırken dışta da Rus çarı ile İngiltere kralı Reval görüşmesini yaptılar (1908). Reval görüşmesinde Makedonya meselesi, Boğazların durumu ve Osmanlı yönetimindeki Hristiyanlar için yapılacak ıslahatlar gündeme geldi. Bu olay Osmanlı Devleti’nde duyulunca İttihat ve Terakki yöneticileri “Ülke elden gidiyor.” düşüncesi ile harekete geçtiler.

Cemiyete bağlı subaylardan Kolağası Niyazi Bey’in Resne’de, Enver Bey’in Selanik’te birlikleri ile başlattıkları isyan kısa sürede yayıldı. Osmanlı Devleti bu isyanı bastıramadı. II. Abdülhamit ayaklanmanın bütün ülkeye yayılmasından çekinerek anayasayı yeniden yürürlüğe koyup II. Meşrutiyeti ilan etti (24 Temmuz 1908).

II. Meşrutiyet’in ilanı coşkuyla karşılandı. Memlekette büyük bir hürriyet ortamı oluştu. Birçok gazete ve dergi çıkarıldı.Ancak ülkede iç karışıklıkların önü alınamadı. Devlet siyasi, idari ve ekonomik bakımdan güç durumdaydı.

Aşağıdaki tabloda Osmanlı Devleti’nden günümüze demokratikleşme aşamaları görülmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir