Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

II. Dünya Savaşı’nın Ekonomik Sonuçlar

II. Dünya Savaşı’nda şiddetli çarpışmalar ve hava bombardımanları, Almanya başta olmak üzere
Avrupa’da birçok kentin hasar görmesine, fabrikaların, limanların ve demiryolu hatlarının yıkılmasına
üretim ve ticaretin olumsuz yönde etkilenmesine sebep oldu. Tarım ve sanayi üretimi 1939’a göre % 30-
70 arasında düşüş gösterdi. Maddi hasar tahminen 2 trilyon dolara yaklaştı.
Savaş sonunda İngiltere
ekonomisi iflas etti. Savaş sırasında Avrupa ülkeleri önemli miktarda paralar kaybettikleri gibi 1945-
1946’da önemli fiyat artışlarıyla karşılaştılar. Fransa’da fiyatlar 1945’te % 38, 1946’da % 63 oranında
yükseldi. 1939’dan 1945’e kamu borçlanmaları İngiltere’de üç, Fransa’da dört, ABD’de
altı, Almanya’da
on kat arttı.

Temmuz 1944’te kırk dört devlet, ABD’de yeni bir uluslararası para sistemi kurmak üzere bir araya
geldiler. Görüşmelerde devletlerin paralarının altın ya da altına çevrilebilir paralar aracılığıyla garanti
altına alınması kararlaştırıldı. O dönemde ABD, önemli altın rezervlerine ve gelişmiş bir sanayi gücüne
sahipti. Bu yüzden yeni uluslararası sistem Amerikan dolarına dayanıyordu. Dolar, altın yerine
kullanılabilen uluslararası para birimi oldu. Washington’da, 45 ülkenin imzasıyla “Uluslararası Para
Fonu” (IMF) kuruldu. Ayrıca “Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası” oluşturularak üye devletlerin
yeniden yapılanma ve kalkınma çabalarına maddi destek sağlanması amaçlandı.

II. Dünya Savaşı sonrası devletlerde, I. Dünya Savaşı sonrasına göre sarsıntısız ve hızlı bir
ekonomik düzelme görüldü. 1949’da ekonomi eski canlılığına kavuştu. Savaşın açtığı tüm hasar kısa
sürede onarıldı. Avrupa, hemen hemen tüm deniz aşırı kolonilerini yitirmesine karşın
savaş öncesi
herhangi bir dönemde görülmeyen verimliliğe ve refaha ulaştı. Avrupa’nın yeniden
toparlanışında
toplumun tüm kesimlerinin aynı amaçla iş birliği yapması etkili oldu. Avrupa yanında SSCB ve
Japonya’da da aynı ilerlemeler görüldü.

II. Dünya Savaşı sadece cephede değil cephe gerisindeki sivillerin de hayatını
kaybettiği bir savaş olmuştur. Hava saldırıları, karne uygulaması, işgal edilen
ülkelerin talan edilmesi, sivil esirlerin öldürülmesi, verem, tifüs gibi
hastalıkların yayılması ayrıca Nazilerin üstün ırk yaratma gayesiyle
engellileri, Yahudileri, Romanları, Sintileri, ten rengi farklı olanları toplama
kamplarında yok etmeleri neticesinde 60 milyona yakın kişi hayatını kaybetti.
Bunlardan yaklaşık 21 milyonu SSCB vatandaşı, 13,5 milyonu Çinli,7 milyonu
Alman’dı. SSCB, 1939’daki nüfusunun % 13’ünü, Almanya % 10’unu, Polonya ise %
16’sını kaybederken Batı Avrupa ülkeleri ve ABD savaştan daha az etkilendi.

Savaş sonunda Avrupa ve Asya’da çeşitli nüfus hareketleri görüldü. 1945’te
Avrupa’da, Almanya tarafından gönüllü ya da zorla çalıştırılan milyonlarca
yabancı işçi, savaş esirleri ve toplama kamplarından sağ kurtulanlar Alman
topraklarını terk ettiler. Buna karşılık SSCB ordusundan kaçanlar ve daha önce
Orta Avrupa’daki topraklardan ayrılmak zorunda kalan Germen (Cermen) kökenli 12
milyon insan, Almanya’ya geri dönmek için hareketlendi. Japonya’nın Asya’da
işgal ettiği ve 1945’te kaybettiği topraklarda yerleşmiş bulunan Japonlar da
ülkelerine geri döndü.

Japonya’ya atom bombasının atılması, işgal bölgelerinde Almanlarla iş
birlikçilerin gerektiği gibi cezalandırılamaması; Almanya’nın toplama
kamplarında insanlık dışı uygulamaları, Balkanlar’da Sırplar ve Hırvatlar
arasında sonu gelmeyen düşmanlık ve Japonlar tarafından Asya’da işlenen savaş
suçları toplumlarda telafisi zor izler bıraktı. Savaş sonunda sorumluların
yakalanması ve yargılanmasına çalışıldıysa da tam anlamıyla başarılı olunamadı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir