Hudeybiye Barış Antlaşması (628)

Hz. Muhammed (s.a.v) ve arkadaşları, hicretin altıncı yılı, zilkade ayının başında umre yapmak niyetiyle Mekke’ye doğru yola çıktı. Sayıları bin beş yüz kadardı. Yanlarına sadece kılıçlarını ve kurbanlık hayvanlarını aldılar.

Mekke yakınlarında bulunan Hudeybiye denilen yere vardıklarında, orada konakladılar. Hz. Peygamber (s.a.v), Kâbe’yi ziyaret ettikten sonra döneceklerini müşriklere bildirmesi için Hz. Osman’ı elçi olarak gönderdi. Hz. Osman müşriklere niyetlerini açıkladı. Fakat müşrikler onu kısa bir süre alıkoydular. Bu sebeple Hz. Osman’ın dönüşü gecikti. Hatta öldürüldüğüne dair haberler yayıldı. Bunun üzerine Peygamberimiz arkadaşlarından biat (söz) aldı. Buna göre şayet Hz. Osman dönmezse Müslümanlar kanlarının son damlasına kadar savaşacaktı. İki taraf arasında, olası bir savaşı önlemek için görüşmeler yapıldı. Sonunda müşrikler Süheyl bin Amr başkanlığında bir heyeti Hudeybiye’ye gönderdi. Burada bu heyet ile Peygamberimiz arasında anlaşma yapıldı.

Hudeybiye Barış Anlaşmasının Şartları

  1. Anlaşmanın süresi on yıldır.
  2. Müslümanlar, velisinin izni olmadan Müslüman olup kendilerine sığınanları, Kureyşlilere geri verecek, Müslümanlardan Kureyşlilere sığınanlar ise iade edilmeyecektir.
  3. Arap kabileler iki gruptan biriyle ittifak kurabilecektir. Bu kabilelerden birine saldırı, o kabilenin anlaşma yaptığı gruba saldırı kabul edilecektir.
  4. Müslümanlar bu yıl umre yapmayacak, ertesi yıl müşrikler Mekke’yi boşalttıktan sonra şehre gireceklerdir. Kılıç dışında silahları bulunmayan Müslümanlar geceli gündüzlü üç gün şehirde kalabilecektir.

Anlaşma maddeleri Müslümanların aleyhine gibi görünüyordu. Bu nedenle sahabeler bu durumdan rahatsız oldular. Fakat zamanla ortaya çıkan sonuçlar Peygamberimizin siyasi ve askerî yönden ne kadar ileri görüşlü olduğunu ortaya koydu. Anlaşmayla müşrikler resmen Müslümanların varlığını kabul ettiler.

Barış ortamı doğuran bu anlaşma İslam’ın Arap kabilelerinin arasında yayılmasına sebep oldu. Kaynaklar bu anlaşma ile Mekke’nin Fethi arasında Müslüman olanların sayısının, o güne kadar Müslüman olanların sayısından daha fazla olduğunu belirtmektedir.

Peygamberimiz (s.a.v) bu barış ortamında komşu devlet başkanlarına İslam’a davet mektupları gönderdi. Müşriklerden Müslüman olanlar anlaşma gereğince Medine’ye gelemediler. Bunlar Mekkelilerin ticaret kervanlarının geçtiği mevkilerde toplanarak güç sahibi olmaya başladılar.

Zamanla Mekkeli tüccarlar bu insanlardan rahatsız oldular. Bunun üzerine Mekkeli müşriklerin teklifi ile “Mekke’de Müslüman olup Medine’ye sığınanlar geri verilecek.” şeklindeki anlaşma maddesi kaldırıldı.

Bir cevap yazın