Hollanda’nın Sömürge İmparatorluğuna Dönüşümü

Westphalia Barışı (1648) ile İspanya, Hollanda’nın bağımsızlığını resmen tanıdı. Hollanda, XVII. yüzyılda ticaret ve gemiciliğin gelişmesiyle hızla zenginleşti. Avrupa ve dünya siyasetinde etkili olmaya başladı.

1602 yılında kurulan Birleşik Doğu Hindistan Şirketi ile kısa sürede baharat, tekstil ürünleri, kahve, çay, tütün, kereste, demir, bakır, altın, gümüş, porselen ve boya gibi birçok ürünün ticaretini yaptı. Bu şirket aracılığı ile Seylan (Sri Lanka), Cava, Sumatra ve Güney Afrika’da sömürgeler, 1623’te kurulan Batı Hindistan Şirketi aracılığı ile de Brezilya’da topraklar elde etti. Ekonomik gelişmelerle birlikte güçlenen varlıklı tüccar ve bankerler Hollanda’da aristokratik bir cumhuriyetin de temellerini attı.

XVII. yüzyılda birçok sömürgeye sahip olan Hollanda, kıtalar arası deniz ticaretini elinde tuttuğu için dünya ekonomisinin en güçlü devletlerinden biri oldu. Hollandalı tekne sahipleri Avrupa teknelerinin yarısına hâkim olarak dünya deniz taşımacılığının büyük kısmını ele geçirip bütün Avrupa’nın ticaret aracıları hâline geldi. Böylece ticarette öne çıkan ülke, başta gemi sanayisi olmak üzere bazı endüstri dallarında da büyük gelişme kaydetti. Hollanda, uluslararası doğu-batı ticaretine hâkim olduğu gibi köle ticaretinin de büyük kısmını elinde tuttu.

1795’ten 1815’e kadar Fransız istilâsına maruz kalan Hollanda, elindeki teknelerin çoğunu kaybetti ve kolonilerinin önemli bir bölümünü de Uzak Doğu’daki ticari rantı paylaşmak istemediği İngilizlere kaptırdı. Mali durumun bozulması üzerine Batı ve Doğu Hindistan şirketlerini de feshetmek zorunda kaldı.

Hollanda Sömürge Kolonileri

Hollanda Sömürge Kolonileri

Osmanlı Devleti ile Ticaret Yapmanın Ayrıcalığı

Osmanlı Devleti birçok devletten daha sağlam ve adil bir teşkilat yapısı kurmuştur. Bu teşkilatın temelini oluşturan iki ilke doğruluk ve adalettir. Bu sistem yüzyıllarca Osmanlı Devleti’nin dünya siyasetinde belirleyici güç olmasında etkili olmuştur. Hollanda Ticaret Odası’nda bir karar alma sürecinde yapılan oylamada eşitlik sağlanır. Kararın oy çokluğu ile sağlanması gerektiğinden oda başkanı kimsenin itiraz edemeyeceği bir çözüm yolu bulur ve salondaki üyelere “İçinizde Türklerle alışveriş yapan var mı?” diye bir soru yöneltir. İçlerinden bir üye “Evet!” cevabını verince başkan bu üyenin oyunun iki sayılmasını teklif eder ve olayı çözüme kavuşturur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir