Kategori: İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Hinduizmin Ortaya Çıkışı ve Temel Özellikleri

- 25 Eyl 15

Hint Alt Kıtası’nda ortaya çıkan inanç sistemleri arasında tarihî bakımdan en eskisi Hinduizmdir.
Müslümanların İndus Nehri etrafında oturan halka verdikleri ismin Farsça ifadesi olan Hindu tabiri
tamamen coğrafi bir deyimdir. Bazı kaynaklarda Hinduizme Brahmanizm de denilmiştir. Hindular
ise kendi dinlerini, dünyanın yaratılışı aşamasında, insanın burada huzurlu bir hayat yaşayabilmesi
için Tanrı tarafından önerilen ve tesis edilen yol manasındaki “Sanatana Dharma” (Ebedî Düzen)
terimiyle ifade ederler.

Hinduizm, günümüzdeki çok tanrılı inançların en renkli temsilcisidir. Köy mabetlerinde bazen
sayıları yüzleri bulan putlar bulunur. Hintli Müslümanlarla iç içe yaşayan Hindular dünya nüfusunun
yaklaşık %12’sini oluştururlar.

Hinduizm, Hint Yarımadası’yla sınırlı bir din oluşu itibarı ile etnik kökenlidir. O, diğer millî
dinlerden, belli bir kurucusu ve inanç sisteminin olmamasıyla ayrılır. Hinduizmin bilinen tarihi, otuz
beş asırdan daha uzun bir zaman dilimini kapsar. Tarihsel gelişimi “Klasik, Orta Çağ ve Modern
Hinduizm” olmak üzere üç ana bölümde incelenebilir.


Klasik Dönem
, miladi 9. asra kadar devam eden süreçtir.


Orta Çağ
Hinduizmi, bu dinin içerisindeki değişim ve dönüşümde özellikle İslam’ın büyük rol
oynadığı dönemdir. Bireyin ancak kendini sevgi ve samimiyetle Tanrı’ya adaması sayesinde kurtuluşa
erebileceği inancı bu dönemin en belirgin özelliğidir. Modern Dönemde bu dindeki değişim ve
dönüşümde Hristiyanlık etkili olmuştur.

Hinduizmde varlıkların oluşumu, saf maddeden saf ruha doğru bir süreçle ifade edilir. Bu iki uç
arasında madde ve ruhtan oluşan varlıklar yer alır. Buna göre başlangıçta sadece Brahman vardı. Diğerleri
ondan sudur ederek varlık sahasına çıkmıştır. Ancak bu oluşumun ne zaman ve niçin meydana
geldiği belli değildir. Çünkü o, zaman sürecinin dışındadır.

Varlıklar dünyası, cansız nesneler, bitkiler, hayvanlar ve insanlar şeklinde kategorilere ayrılır.
Varlıkların Mutlak Ruh’a (Brahman) benzerlik oranı, insanlar kategorisinden aşağıya inildikçe azalır.
Ancak bu kategori içerisinde yer alanlar da aynı özelliklere sahip değildir.

Hinduizmin en belirgin özelliklerinden biri kast sistemidir. Hindulara göre kast sistemi dinî bir
inançtır ve Rigveda’ya dayanır. Kast, aynı işle meşgul olan, görev ve gelenekleriyle birbirine sımsıkı
sarılan insanların meydana getirdiği birlik
anlamına gelir.7 Kastlar, tanrı Brahman’ın insan
şeklinde tasavvur edilen vücudunun farklı yerlerinden
yaratılmıştır. Bundan dolayı insanların
farklı karakterlerde ve farklı işler yapmaya meyilli
oldukları kabul edilir. Bu çerçevede herkesin
öncelikle, kendi kastının gereklerini yerine
getirmesi gerekir. Bireyin şu andaki hayatında
çalışarak kastını değiştirme imkânı yoktur. Ancak
daha üst kastlara mensup bir kimse olarak
yeniden dünyaya gelmek (reenkarnasyon) ise
kişinin içinde bulunduğu kastın gereklerini eksiksiz
olarak yerine getirmesiyle mümkündür.

Hint dinlerinde ahiret inancı; karma, tenasüh
(ruh göçü ) ve defalarca dünyaya gelme (reenkarnasyon)
inancıyla bağlantılıdır. Hinduizmde
bu kavram “samsara” terimi ile ifade edilir. Bu
inanç sistemine göre tam olgunluğa ulaşamamış
kimseler öldükten sonra başka bir hayat yaşamaya devam ederler.

Hinduizmde bulunan karma inancı dünya hayatındaki ilişkileri düzenleyen ahlaki prensiplerdir.
Bu prensiplere göre dünya hayatında yapılan ameller, kişinin kaderine tesir eder ve tekrar vücut bulmasında
rol oynar. Ölüm, bir korku vasıtası, bir yokluk
değil, bir varlıktan diğerine geçiştir. Ruhlar, ölümsüz ve
ebedîdir. Kişi, karma kanunu gereği iyi veya kötü davranışlarına
göre ilahî, beşerî, hayvani ya da nebati vücutlar
şeklinde tekrar hayat bulur.

Yoga ve meditasyon da Hinduizmde önemli
dinî kavramlardandır. Yoga, insanın beden,
zihin ve manevi gücünü bir araya getirme egzersizidir.
Meditasyon zihni olumsuz düşüncelerden
arındırma ve bir rahatlama yöntemidir.
Hulul (enkarnasyon) ise tanrı Vişnu’nun insan
şekline girmesidir.

Hinduizmin belli bir kurucusu olmasa da
kutsal metinler bakımından oldukça zengindir.
Bunların dili ise çoğunlukla Sanskritçedir.

Hintlilerde ortak ibadet sembolü, “om”dur.
Om kelimesi, Vedaları okumaya başlamadan,
duadan, yemekten ve herhangi bir işe başlamadan
önce söylenir.

Hinduizmde ibadet, tapınaklarda din adamları
liderliğinde okunan ilahiler dışında temelde
bireysel bir faaliyettir. Hindu ibadetleri, evde günlük yapılanlar, özel durumlarda icra edilen törenler
ve ay takvimine göre yılın belli günlerindeki periyodik ibadetler olmak üzere üç gruba ayrılır.

Hint dininde hayatın her safhasını kapsayan diğer bazı ritüeller de vardır. Bunlardan biri de cenaze
törenleridir. Hindular, ruhun ölmezliğine inandıkları için ölülerini
gömmezler. Cesetleri yakarak küllerini kutsal kabul edilen
Ganj Nehri’ne dökerler. Cenaze törenlerinden ve bu törenlere katılanlara
yapılan ikramlardan amaç, ölünün yeni bir ruhsal bedene
girmesine yardımcı olmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitede Ara
Reklam
Reklam

2005'den beri... - Tarihbilimi.gen.TR