Tarih Bilimi

Hicret ve İslam’ın Medine Dönemi

Müslümanlar, İkinci Akabe Sözleşmesi’nden
sonra Mekke’de dinlerini serbestçe yaşayabilme
imkânlarının kalmaması ve can güvenliklerinin tehlikeye
girmesi sebebiyle Peygamberimizin izniyle
küçük gruplar hâlinde Medine’ye hicret etmeye
başladılar. Mekkeliler için tehlike başlamıştı. Çünkü
onlara göre İslam’ın Medine’de hâkim olması
onların ticaret yollarını tehlikeye sokacaktı. Bu durum
Mekke’nin siyasi ve ekonomik varlığını tehdit
edebilirdi. Ayrıca Müslümanlar diğer Araplarla ittifak
yaparak Mekke’ye saldırabilirlerdi. Bunun için
hicreti engellemeye çalıştılar. Hicret için yola çıkan
Müslümanlardan yakaladıklarını hapsediyorlar, eşleri
birbirinden ayırıyorlar ve mallarına el koyuyorlardı.
Örneğin Ümmü Seleme kocası ve oğluyla beraber
hicret yolundayken müşrikler tarafından yakalanmış,
kocası hapsedilip oğlu da annesinden alınarak uzun
süre görüşmeleri engellenmiştir.

Müşrikler, “Darü’n- Nedve”de bir araya gelerek Peygamberimizin öldürülmesine karar vermişlerdi. Ebu
Cehil’in, “Kureyş’in bütün kollarından birer genç seçelim. Bunlar Muhammed’e beraber hücum etsinler ki
kimin darbesi ile öldüğü belli olmasın. Böylece Haşimiler bütün Kureyş kabilelerini karşılarına alamazlar
ve kan davasına kalkışamazlar. Diyete razı olurlar ve bu konu kapanır.” şeklindeki teklifi kabul gördü. Müşrikler
bu suikast planı üzerinde ittifak ettiler.

Durumdan haberdar olan Hz. Peygamber (s.a.v), yerine Hz. Ali’yi bırakarak ona, “Bu gece gidiyorum.
Sen benim yatağımda yat. Benim yorganımı üzerine ört ki müşrikler yatakta benim yattığımı zannetsinler.
Hoşlanmadığın bir şey sana isabet etmez. Şu emanetleri sahiplerine teslim et ve birkaç gün
sonra sen de gel.” dedi ve Hz. Ebu Bekir ile birlikte gizlice yola çıktı.

Müşrikler, Hz. Peygamber’i öldürmeye geldiklerinde yatakta
yatanın Hz. Ali olduğunu gördüler. Hz. Muhammed’in
(s.a.v) gittiğini anlayan müşrikler, Medine’ye giden bütün
yolları tutmaya ve her yerde onu aramaya başladılar. Ancak
tüm aramalara rağmen müşrikler onları bulamadılar
ve geri döndüler. Peygamberimiz ve Hz. Ebu Bekir, Sevr
Dağı’nda üç gün üç gece kaldılar. Daha sonra güzergâh değiştirerek
sahil yolundan Kuba’ya ulaştılar.

Bir süre orada kalıp Kuba Mescidi’ni inşa ettiler. Bu
mescit Resulullah’ın inşa ettiği ilk mescittir. Hz. Ali, emanetleri
sahiplerine verdikten sonra gelip Kuba’da onlara
yetişti. Cuma günü Kuba’dan ayrılarak Medine’ye doğru
yola çıktılar ve Ranuna Vadisi’nde ilk cuma namazını kıldılar.
Daha sonra Medine’ye hareket eden Hz. Peygamber ve
arkadaşları, Medine’de büyük bir coşkuyla karşılandı.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir