İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Hendek Savaşı (627)

Müşriklerden bir çok grubun katılması sebebiyle Hendek Savaşı’na Ahzab (Gruplar) Savaşı da denir.

Mekkeli müşrikler, Hayber’e yerleşen Yahudi ileri gelenlerinin kışkırtmasıyla birçok Arap kabilesinden oluşan on bin kişilik bir orduyla Medine’ye doğru hareket ettiler. Amaçları Müslümanları tamamen yok etmekti. Olayı öğrenen Hz. Peygamber (s.a.v), ashabıyla istişare etti. İstişare sonucu, Selman-ı Farisî’nin önerisiyle Medine’nin savunmasız kısımlarına geniş ve derin hendekler kazıldı.

Üç bin kişilik Müslüman ordusu savaşmak için hendeğin önünde yerini aldı. Müşrikler Medine’ye yaklaştıklarında, piyade ve süvari askerlerinin karşıya geçmelerini engelleyen hendeği görünce çok şaşırdılar. Çünkü bu savaş taktiği eski İranlılara ait olup Araplarca bilinmiyordu. Müşriklerden karşıya geçmeye kalkışan birkaç kişi oldu. Fakat bunlar Müslüman savaşçılar tarafından etkisiz hâle getirildi.

Kuşatma esnasında Müslümanlarla ittifak hâlinde olan Kurayzaoğulları anlaşmayı bozarak Müslümanları zor durumda bıraktı. Çünkü bu durum, Müslümanların arkadan kuşatılması anlamına geliyordu. Hz. Muhammed (s.a.v), Kurayzaoğullarını anlaşmaya sadık olmaları konusunda uyardı.

Fakat onlar görüşlerini değiştirmediler. Bu arada Eşca kabilesi lideri Nuaym bin Mesut gizlice Müslüman oldu. Peygamberimizden aldığı izinle Müşrik ve Yahudi liderlerle görüşen Nuaym, her iki grubun diğerine karşı ihanet düşüncesine sahip olduğunu liderlere söyledi. Bunun üzerine iki grubun arası açıldı. Kurayzaoğulları Müslümanlarla savaşma kararından döndü. Böylece Müslümanlar, içerden gelebilecek büyük bir tehlikeyi önledi.

Düşman ordusu kısa süreli bir savaş planı yapmıştı. Savaş uzadığından yiyecek stokları tükendi. Ayrıca mevsim kış olduğu için savaş ortamı gittikçe zorlaşıyordu. Savaştan kesin bir sonuç alınamayacağını anlayan Ebu Süfyan, Mekke’ye dönme kararı verdi. Yirmi üç gün süren savaşta Müslümanlardan altı kişi şehit oldu. Müşriklerden ise üç kişi öldü.

Hendek Savaşı ile birlikte Mekkeli müşrikler Müslümanların gücünü kabullenmek zorunda kaldı ve bir daha Müslümanlara saldıramadılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir