Göktürk Devletlerinin Kuruluşları ve Çöküşleri

Her hangi bir devletin gerçek anlamda kurulabilmesi için bazı temel unsurlara sahip olması gerekir: Bunlar ülke, halk, egemenlik (erk), bağımsızlık, töre (kanun/anayasa)’dir. Aslında sıraladığımız devletin temel dayanakları diyebileceğimiz söz konusu unsurlar modern devletler için de geçerlidir.

Burada konumuz açısından önemli olan bağımsızlık ve halktır. Çünkü diğerleri zaten Türk Bozkır devlet geleneği açısından mevcuttu. Yine de temel unsurları aşağıdaki maddelerle açıklayabiliriz.

  1. Gök-Türkler, bağımsızlıklarından önce yaşadıkları Altay dağlarının güney eteklerinde demircilikle iştigal ediyorlardı ve vassal olarak Juan-juanlara bağlıydılar. Dolayısıyla egemenlikleri yani iç hâkimiyetleri zaten vardı.
  2. Hunlardan itibaren gelen Orta Asya’daki atalarının sahip olduğu toprak parçası üzerinde oturuyorlardı. Bu yönde açılım yapmalarına gerek yoktu. Çünkü zaten sahiptiler. 552 yılında Juan-juanları bir baskınla yok edince Moğolistan toprakları tamamen ellerine geçti. Arkasından İstemi Yabgu, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, hatta Türkmenistan’ın kuzeyini, Kafkasların kuzeyini ve Karadeniz’den Kırım’a kadar ulaşan sahayı kontrolü altına aldı. Doğuda Kore’den, Liao-hai’dan Karadeniz’e kadar, Tibet’ten Sibirya’nın uçsuz bucaksız derinliklerine kadar geniş sahayı kendilerine ülke edindiler. Çinlilere göre Çin sınırlarının dışındaki her yer onlara bağlanmıştı.
  3. Töre, tarihin derinliklerinden ve en azından Hun devlet geleneğinden itibaren bir töre söz konusudur. Bunun yanında konuyla ilgili bütün Çin kaynaklarında hukukları bildirilmiştir: Mesela, onların hukukunda isyan eden, adam öldürenler öldürülür. Zina yapanlar bellerinden ikiye ayrılmak suretiyle idam edilir. Adam yaralayanlar tazminat öder, evli kadınlara zarar verenler bunun karşılığını öderler. Sahipli at çalanlar, on katını ödemek zorunda kalırdı.
  4. Halk konusu burada çok önemlidir. Bütün bozkır Türk devletlerinde olduğu gibi Göktürk Devleti de bir boylar sistemi üzerine kuruluydu. Göktürk döneminde kaynakların açıkça ifade ettiği gibi devlete bağlı boyların genel adı Töles idi. Tölesler, Hunlar zamanındaki Ting-linglerin, daha sonraki devirlerde Kao-ch’e (Kanglı) boy gruplarının devamı olarak görünmektedirler. Göktürkler tarih sahnesine çıktığı sırada Moğolistan’ın doğusundaki Kerulen Irmağı’ndan, Karadeniz’in kuzeyindeki geniş bozkırlara kadar uzanan alanda yaşayan Töles boylarının coğrafi dağılımı Çin kaynakları tarafından verilmiştir. Halk açısından bakıldığında Göktürklerin alt yapısını meydana getiren Töles Boylarının durumu ve icra ettikleri tarihî fonksiyonlar, Göktürk Devleti’nin temel unsuru görevini yerine getirdiler. Töleslerin, bir kısmı 603 yılında, doğuda yaşayanları ise 627 tarihinde dağıtılınca farklı isimlerle anılacaklardır.

    İşte, bu Töles boylarının Göktürk Devleti’nin kuruluşuna doğrudan katkıları vardır. 551 yılından önce Töles boyları Juan-juanlara saldıracak iken, Bumın tarafından bozguna uğratıldı. Kaynakların farklı ifadeleriyle 50 aile, 50 bin insan, 50 bin kabile miktarındaki Bumın’a itaat etmesi söz konusudur.

  5. Bağımsızlık aşamaları:
    Göktürklerin tarihî efsanevi kayıtlardan arındığında 542 yılında kesin olarak başlamaktadır. Daha bağımsızlıklarını kazanamadıkları dönemde Çin’in kuzeyine akın yapan Göktürkler, bir hile ile geri çekilmek zorunda kalmışlardı.

545’te Batı Wei Hanedanı ile ilk resmî dış ilişki kuruldu. Kaynaklarda bildirildiğine göre Çin’in kuzeyindeki pazarlarda ipek ticaretine başlayan Göktürkler, Çin ile resmî ilişki kurmak istemişler, Batı Wei Hanedanı da kendilerine Chiou-ch’üan Şehri’nde ikamet eden bir Sogdlu An-nuo-p’an-t’o’yu elçi olarak yolladı. Göktürklerle ilişki kurmak Batı Wei’in de işine geliyordu. Çünkü rakipleri Doğu Wei Devleti, Juan-juanlarla ittifak yapınca kendileri yalnız kalmıştı. Kurulan ilk dış temas sonucunda Göktürkler, çok memnun olmuşlar, birbirlerini tebrik ederek bundan sonra ülkemiz yükselecektir demişlerdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir