Türk Tarihi

Gökbörü (Oğlak) Oyunu

Eski totem inanışında bir dini tören olan gökbörü oyunu, zamanla spor biçimini almıştır. Orta Asya Türklerinin düğünlerde ve eğlencelerde oynadığı geleneksel atlı sporlarından biri olan gökbörü, bölgesel deyişlere göre gökböri, kökperi, kokkeri, oğlak oyunu olarak adlandırılmıştır.

Türk boylarında küçük farklılıklarla oynanmasına rağmen özde aynıdır. Eski Türkler tarafından milli spor olarak kabul edilen bu oyun, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde son yıllara kadar “ödül kapmaca” adıyla oynanmakta idi. Tek fark oğlak yerine, pösteki kullanılmasıydı.

Kazakistan’ın Seyhun bölgesinde ve bu bölgenin kuzey tarafındaki bozkırlarda gökbörü oyunu günümüzde de tüm canlılığıyla devam etmektedir. Türkistan’ın da en önemli atlı sporlarındandır. Özbekler ve Kırgızlar tarafından da günümüzde oynanmaktadır.

Orta Asya'da Gökbörü Oyunu
Orta Asya’da Gökbörü Oyunu

Gökbörü oyununun özü at salıp koşarak oğlağı kapmaktır. Oyun alanı, çizilen geniş daire ile belirlenir. Buna “halkal” ya da “adalet çemberi” denir. Oyundaki oğlağın başı ve ayakları kesilerek içine saman doldurduktan sonra karnından dikilir. Doldurulmuş oğlak, oyun alanının ortasına bırakılır. Biniciler aynı uzaklıktan atlarını “şikâr” denilen oğlağa doğru koştururlar.

Dörtnala atlarını koştururken eğerden kayarak oğlağı yerden kapmaya çalışırlar. Oğlağı yerden kapan, onu eğerinin üzerine yerleştirir ve bir ayağı ile kıstırarak sıkıca tutar. Sol elinde dizgin, sağ elinde kamçı olduğu halde dörtnala kaçar. Diğer atlılar oğlağı diğer atlının elinden almak için takip ederler. Atlı sınırlandırılmış alanın çevresinde, şikar ile bir tur atabilirse bir sayı kazanmış olur; şikarı yere bırakır. Bu defa bir başka oyuncu alarak kaçırır.

Oyun böylece sürüp gider. Diğer biniciler, şikar elinde olan biniciye yetiştiklerinde her yönden çevresini sararlar. Herkes şikarı ele geçirmek için çaba gösterir. Ellerinin serbest kalması için kamçılarını dişlerinin arasına sıkıştırırlar. Şikarı ele geçirmek için herkes çeker, iter çok çetin bir boğuşma olur. Bazen atlar yuvarlanır, binicisinin öldüğü bile olur. Biniciler birbirlerini attan düşürebilirler.

Grup oyunlarında, bir grup binicisi oğlağı kapıp kaçarken aynı grubun binicileri, onu savunur ve dizleri arasında av bulunan arkadaşlarına rahat hareket etme olanağı sağlarlar.

Oyun için belirlenen uzaklığı, oğlak ile aşan ya da alan çevresinde dolaşıp turu tamamlayarak en çok sayıyı toplayan binici veya grup, oyunun galibi sayılır. Oyunun süresi katılan binici sayısına göre belirlenir. Gökbörüde ortaya ödül ya da ödüller konulur. Uygurlarda oyunu kazanan atlı ya da atlılar, oyunda kullanılan oğlağı, köyün ya da kentin en zengin ve saygın kişinin bahçesine atarak hediye beklerlerdi. Oyun sonrası bir şölen verilir ve parçalanmış olmasına rağmen oyunda kullanılan oğlak da kızartılarak diğer kesilen hayvanların etleri ile birlikte konuk oyunculara dağıtılır.

Gökbörü oyununun bazı bölgelerde, günümüzdeki engelli at yarışlarına benzer şekilde oynandığı da görülmektedir. Ancak bu engelli gökbörü oyunu günümüz engelli at yarışları ile karşılaştırılamayacak kadar zor koşullar taşımaktadır. Gökbörü oyununda atın hızından çok, binicinin kuvvet ve becerisi önemlidir. Gökbörü oyununa yoksul ya da zengin herkes katılabilirdi. Farklı renkte elbise ya da başlık giydirilen yarışmacıların içinde, bir birine düşman olan yarışmacıların olmamasına da dikkat edilerek seçim yapılırdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir