Gazneliler

Devlet, ismini Doğu Afganistan’da bulunan ve devlet merkezi olarak seçilen Gazne
şehrinden
almıştır. Samanoğulları Devleti’nin (819-1005) dağılmaya başladığı dönemde, bu devlette komutanlık
ve valilik yapan Türklerden Horasan Emiri Alp Tigin, Doğu Afganistan’daki Gazne
şehrini ele geçirerek,
Gazne Devleti’nin temelini attı (963). Alp Tigin’den sonra gelen İbrahim Bilge Tigin ve Piri Tigin
zamanlarında Gazneliler, Samanoğulları Devleti’ne bağlı olarak varlıklarını devam ettirdi.
Sebük Tigin ’in başa geçmesiyle Gazneliler bağımsız devlet hâline geldi. Sebük Tigin bu nedenle
asıl kurucu kabul edilir. Bu dönemde hükümdarlığın babadan oğula geçtiği bir hanedanın idaresine
girildi. Sebük Tigin’in ölümüyle birlikte tahta oğlu Mahmut geçti. Gazneli Mahmut zamanında, devlet en
parlak devrini yaşadı.

Gazneli Mahmut, devletin sınırlarını hızla genişletti. Samanoğullarına karşı Karahanlılarla ittifak
oluşturarak bu devletin topraklarını paylaştılar. Gazneli Mahmut, Samanoğullarının elinde kalmış olan
Buhara, Horasan, Herat, Belh ve Kâbil’i zapt etti.

Gazneli Mahmut İran’da bulunan Şii Büveyhoğulları üzerine sefer düzenleyerek Abbasi halifesini
Şii tehlikesine karşı korudu. Bu hizmetine karşılık Abbasi halifesinden “Sultan” unvanını
aldı. Sultan
unvanını kullanan ilk Türk hükümdarı olan Sultan
Mahmut, Abbasi halifeleri adına para bastırarak
hutbe okuttu. Böylece Selçuklular ve Osmanlılar
dönemlerinde de sürdürülecek olan İslam dünyasının
lideri ve koruyuculuğu politikasının temelini
atmış oldu.

Sultan Mahmut, hizmetleri karşılığı Abbasiler
tarafından gönderilen hediyeleri kabulden sonra
İslamiyeti yaymayı ve her yıl Hindistan’a sefer yapmayı
vaad etti. Sultan Mahmut, sırasıyla Horasan ile
bugünkü Afganistan ve Belûcistan’ı tamamen
hâkimiyeti altına aldı. Maveraünnehir’e, Ceyhun’un
ötesine ve Harezm’e kadar sınırlarını genişleterek Iran ve Irak taraflarında fetihler
yaptı. Böylece
ülkesinin kuzeyini emniyete aldıktan sonra, Hint
seferlerine başlamaya karar verdi. Sultan Mahmut,
Hindistan’a on yedi büyük sefer düzenledi.

SULTAN MAHMUT

Gazneliler Devleti’nin en büyük
hükümdarı ve Hindistan Fatihi Gazneli
Mahmut, daha gençlik yıllarında devlet
idaresinde görev almaya başladı ve
babasının yanında katıldığı savaşlarda
cesaret ve zekâsıyla kendini gösterdi.
Babası Sebük Tegin’in vefatı üzerine,
orada bulunan küçük kardeşi Ismail, yerine
geçti ise de Sultan Mahmut, hemen
Gazne’ye giderek devlet yönetimini
kardeşinin elinden aldı (997).
Türkler Ansiklopedisi, C IV, s.481’den özetlenmiştir.  

gazneliler devleti haritası
Sultan Mahmut, Hindistan’a yaptığı seferler sonucunda Kuzey Hindistan’ı topraklarına katarak bu
bölgede Müslümanlığın yayılmasını sağladı. Bu seferler sırasında büyük ganimetler ele geçirdi.
Gazneli Mahmut’un elde etmiş olduğu ganimetlerle Gazne şehri; parklar, bahçeler, zafer abideleri,
camiler gibi mimari eserlerle süslendi. Ayrıca Belh, Nişabur gibi büyük şehirler de o devrin en güzel ve
bakımlı beldeleri oldu, fethedilen Kuzey Hindistan, Türklerin uzun süre hüküm sürdükleri bölgelerden
biri hâline geldi.

Gazneli Sultan Mahmut ve daha sonra Hindistan’da
kurulan Müslüman Türk sultanlıklarının çalışmaları sonucunda
İslamiyet Hindistan’da geniş bir alana yayılarak
günümüzde Pakistan, Afganistan, Bangladeş devletlerinin
ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Ayrıca günümüzde
Hindistan’a bağlı Keşmir Bölgesi’nde önemli oranda
Müslüman nüfus bulunmaktadır.

Gazneli Mahmut, ilme ve sanata büyük önem verirdi.
Sultan’ın sarayında her gün âlim ve şairlerle ilmî fikir
alışverişi yapılırdı. Sultan bu toplantıların birçoğuna kendisi
de katılırdı. Sultan Mahmut’un adına birçok eser yazılmış
olup kendisine sunulmuştur. Firdevsî’nin Şehnâme’si
bunlardan biridir. Otuz üç sene adalet ve başarılarla saltanat
sürüp, 1030’da Gazne’de vefat etti. Sultan Mahmut, ömrünün
kırk beş senesini savaş meydanlarında geçirmişti. Son
derece cesur bir hükümdardı.

Gazneli Mahmut’un ölümü üzerine (1030) yerine geçen
Sultan Mesut, babası gibi devlet tecrübesine sahip değildi.
Selçuklu tehlikesinin artmasına rağmen, o kuzey Hindistan’a
sefer düzenlemişti.

Dandanakan Savaşı (1040): Selçukluların Horasan’a
yerleşmeleri ve Tuğrul Bey’in Nişabur’da
adına hutbe okutup bağımsızlığını ilan etmesi
üzerine Sultan Mesut, büyük bir ordu ile Selçuklular
üzerine yürüdü. Gazneli ordusunun gücü karşısında
Selçuklular, meydan savaşından kaçındılar ve geri
çekildiler. Daha sonra düzenledikleri ani baskınlarla,
kendilerini takip eden Gazneli ordusunu yıprattılar.
Gazneli ordusu iyice yıpratıldıktan sonra, Selçuklu
ve Gazneli orduları Dandanakan denilen yerde karşı karşıya geldiler. Üç gün süren
savaş sonunda Gazneliler
yenildi. Gazneli ordusunun bütün hazinesi,
silahları ve malları Selçukluların eline geçti. Savaştan
sonra;

? Gazneliler Devleti zayıflayarak yıkılış sürecine
girdi.
? Büyük Selçuklu Devleti kuruldu.
? Selçuklu Türklerinin batıya doğru ilerleyişleri
hızlandı.

Gazneliler, Dandanakan Savaşı’nda Selçuklular
karşısında büyük bir yenilgiye uğradı. Topraklarını
kaybederek Hindistan’a çekilmeye mecbur kaldı.
Afgan asıllı Gurlular, 1187 tarihinde Gazneli
Devleti’ni ortadan kaldırdılar.

Gazne halkının çoğunluğunu Afgan, Hint,
Fars ve çeşitli Türk boyları oluşturuyordu. Bu
durum Gazne Devleti’ni siyasi, kültürel ve
toplumsal yönden etkiledi. Çok geniş bir sahada halkı idare eden Gazne Devleti az sayıdaki Türklerden
oluşan merkezî kuvvete dayanıyordu. Bu durum Gazne ordusunun da farklı topluluklardan oluşmasını
zorunlu kılıyordu. Gazneli ordusunda
askerler değişik etnik topluluklardan
toplanmıştır. Çeşitli toplulukları birbirine karşı denge
unsuru olarak kullanan Gazneliler Devleti’nin yönetim anlayışı, bir grup ayaklanırsa diğer
toplulukları
ayaklananların üzerine göndererek düzeni sağlamak şeklindeydi.


DANDANAKAN

23 Mayısta Gazne ordusu savaşarak
Dandanakan Kalesi ne ulaştı ve burada
durdu. Selçuklularda harp nizamında karşılarında yer aldılar. Gazneli ordusu
susuzluktan bitkin duruma düştü. Çünkü
Selçuklular kuyuların ağzını kapatmıştı.
Sultan Mesut savaş sırasında kuyuların
bulunduğu yere hareket etmek istiyordu.
Ordu hareket edince düzen bozuldu. Gazne
ordusunun bir kısmı ayrılarak Selçuklu
ordusuna katıldılar. Bu askerler Selçuklu
ordusu ile birlikte Gazne ordusuna hücum
ettiler. Gazne ordusu dağıldı ortada yalnız
hükümdar ve birkaç büyük komutan kaldı.
Sultan Mesut, kardeşi, oğlu ve bütün ileri
gelen komutanlar Merv ovasındaki Berkdiz
Kalesi ne doğru çekilmek zorunda kaldılar.
Mehmet Altay Köymen, Selçuklu Devri
Türk Tarihi, s. 53’ten özetlenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir