Tarih Bilimi

Galiçya, Romanya ve Makedonya Cephesi

Osmanlı Devleti Bulgaristan ve Avusturya – Macaristan İmparatorluğuna yardım etmek için Osmanlı toprakları dışında Galiçya, Romanya ve Makedonya’da da savaşmıştır. Rusya, Romanya ve Fransa’ya karşı savaşılan bu cepheler Rusya’nın savaştan ayrılması ile kapanmıştır.

Galiçya Cephesi, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’nda müttefiki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na yardım amacıyla savaştığı Avrupa cephelerinden biridir. Coğrafi olarak Galiçya, bugünkü Güneydoğu Polonya, Rusya ve Çek sınırının birleştiği bölgeye verilen isimdir. Doğusunda Rusya (Podolya, Besarabya) ve Rusya’ya bağlı Bukovina, kuzeyinde Polonya, batısında Silezya, güneyinde Karpat Dağları ve Macaristan yer almaktadır. Tarihsel olarak Galiçya bir dönem Rusya ve Polonya hakimiyetine girmiş, 1846 tarihinden Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar ise Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na bağlı bir eyalet olarak varlığını sürdürmüştür.

Günümüzde Galiçya, 1945 yılında yapılan sınır değişikliği sonucu, Güneydoğu Polonya ve Batı Ukrayna Cumhuriyetleri sınırları içinde yer almaktadır. Birinci Dünya Savaşı’nda Rusya, batıya doğru ilerlemek ve Polonya topraklarını genişletmek için Galiçya’yı alma çabalarına girdi. Bunun üzerine Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, 1914 yılının Ağustos ayında, müttefiki olan Almanya ile birlikte Doğu Cephesi olarak bilinen Galiçya Cephesi’ni açmak zorunda kaldı. 1914 yılının Eylül ayı içinde daha ilk muharebede Ruslar Galiçya’yı tümden işgal etmiş oldular. Bu durum karşısında Avusturya-Macaristan Almanlardan acil yardım talebinde bulundu. Alman orduları bölgeye takviye kuvvetler göndererek. 1915 yılında iki ayrı taarruzla Rusları bölgeden atmayı başardılar.

Avusturya-Macaristan için tehlike o an için önlenmişti, fakat bu geçici bir durumdu ve Ruslar bir yıla yakın bir süre bölgede askeri birliklerini güçlendirerek, çok daha şiddetli muharebeler için ciddi hazırlıklar içine girdiler. Galiçya için asıl büyük tehlike bu tarihten sonra gelecekti. Endişeli bekleyiş 4 haziran 1916 tarihinde Rusların başlattıkları Brossilov Taaruzu ile netlik kazandı. Avusturya-Macaristan orduları uzun süre direnmelerine rağmen Ruslar karşısında ikinci büyük yenilgilerıni aldılar.

Ruslar şiddetli taarruzlarla Galiçya Cephesi’nde 50 kilometre genişliğinde bir yarık açmışlar ve 100.000’den fazla esir almayı başarmışlardı. Cephedeki bu yarık müttefik ordularını çok ciddi bir tehlike ile karşı karşıya bırakıyordu. Cepheye yapılacak yeni bir Rus taarruzu Doğu Cephesi’nin çökmesi anlamına gelebilirdi. Bu kritik durum karşısında Avusturya-Macaristan güneyde General Bothmer komutasındaki birlikleri hızla Galiçya’ya kaydırarak, zaman kaybetmeden karşı taarruza geçti. Rus orduları güçlükle durdurulabildi. Fakat Avusturya-Macaristan’ın bir sonraki taarruzda takviye kuvvetlere büyük ihtiyaç duyduğu ortadaydı. Ruslar cephenin zayıflığını fark etmişler ve saldırılarını bu bölgede yoğunlaştırmışlardı.

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu için Birinci Dünya Savaşı’nın en zor senelerinden biri 1916 yılı olmuştur. 1916 yılında İtalya ve Romanya’nın savaşa girmesi üzerine Avusturya-Macaristan  birlikleri iki ayrı cephede daha savaşmak zorunda kaldılar. Rusya’nın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na karşı kazandıkları zaferler uzun süreden beri tarafsızlığını koruyan Romanya’nın İtilaf Devletleri yanında savaşa girmesine sebep oldu. Romanya, Avusturya-Macaristan’ın bu zor durumundan yararlanarak Romenlerin yoğun olarak yaşadıkları Avusturya-Macaristan’a ait Transilvanya ve Arat topraklarını ele geçirmeyi planlıyordu. Bu amaçla Romanya savaşa dahil olmasından bir ay sonra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na savaş ilan ederek, Transilvanya topraklarına girdi ve bölgenin üçte birini işgal etmeyi başardı. Bundan bir kaç ay önce de (23 Nisan 1916) İtalya savaşa girmiş ve Avusturya-Macaristan’a saldırmıştı. İtalyanları geri püskürtmeyi başarmış olsalar da, Romanya’nın saldırısı ile imparatorluğun cephe gerisi büyük bir tehlikeye girmişti. 1916 yılının ortalarına gelindiğinde Avusturya-Macaristan’ın pek çok cepheden sarıldığı ve çok güç bir durumla karşı karşıya kaldığı görülüyordu. Acil olarak takviye kuvvetlere ihtiyacı vardı. Oysa aynı tarihlerde Almanya askeri ağırlığını Batı Cephesi’ndeki şiddetli taarruzlara vermek zorunda kaldığından, Avusturya’nın ihtiyaç duyduğu takviye birlikleri göndermesi zordu. Durumun ciddiyeti üzerine 1916 yılında Alman Genelkurmayı dört müttefik devlet ordularının genel harekatının Alman Genel Karargahından yönetilmesini kararlaştırdı. Yapılan plan çerçevesinde Avrupa cepheleri için Osmanlı Devleti’nden üç ayrı Kolordu istendi. Bunlardan birinin Avusturya-Macaristan’a yardımcı olmak ve Ruslarla savaşmak üzere Galiçya Cephesi’ne, birinin Romenlerle savaşmak üzere Romanya Cephesi‘ne, diğerinin de Sırplara karşı mücadele etmek amacıyla Makedonya Cephesi‘ne gönderilmesine karar verildi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir