Türk Tarihi

Fiskalizm

Hazineye ait gelirleri mümkün olduğu kadar yüksek düzeye
çıkarmak ve ulaştığı düzeyin altına inmesini engellemeyi amaçlıyordu.

İktisadi kararlar alınırken devletin bir yandan gelirleri yükseltmesi, diğer
yandan harcamaları kısması olarak özetlenebilen fiskalizm, Osmanlı ekonomi
anlayışını diğer iki ilke ile birlikte şekillendirmişti.

İlk dönemlerden itibaren ülke topraklarının hanedana ait ve tarımın Osmanlı
ekonomisinde en önemli faaliyetlerden biri olması devletin toprağı, miri arazi
olarak kendi egemenliğinde tutmasında etkili olmuştur. Bu toprakların işletme
hakkı ise reayaya bırakılmıştır. Devlet, nüfusun ihtiyacını karşılamaya yönelik
olarak her köylü ailesinin geçimini sağlayacak büyüklükte toprağı kullanmasına
özen göstermiştir. Tarımsal teşkilatlanmayı da tımar sistemiyle
gerçekleştirmiştir.

Diğer taraftan insan faktörü tarımla beraber sanayi, ticaret vb. tüm sektörlerde
ekonominin önemli kaynağını oluşturmaktadır. Kuruluş Döneminden XVII. yüzyılın
sonlarına kadar nüfusun giderek çoğalması beraberinde ekonomik canlanmayı da
getirmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir