Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

Filistin Sorunu ve Orta Doğu Barış Görüşmeleri

BM, 29 Kasım 1947’de Filistin topraklarını paylaştırmış,
Kudüs uluslararası statüye tabii tutulmuş ve 14 Mayıs 1948’de
İsrail Devleti kurulmuştu. Filistin halkı 1948 Arap-İsrail savaşında topraklarının işgal edilmesi üzerine mülteci
konumuna düştü. Filistin meselesi önce Arap devletleri
tarafından çözümlenmek istendiyse de 2. Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra Filistin’i kurtarmak amacıyla örgütler
kuruldu.

Başlangıçta Arap devletlerinin desteği ile Filistin’in
bağımsızlığının sağlanacağına inanan bu örgütler, 1962’de
silahlı mücadeleye girişirken aynı zamanda Filistin
bağımsızlık mücadelesini organize etmeye çalıştılar. 1964’te
etkin olmaya başlayan örgütler, 1967 savaşında Batı Şeria ve
Gazze Şeridi’nin İsrail’in eline geçmesiyle insan kaynağını
büyük ölçüde kaybedince 1964’te Yaser Arafat önderliğinde ve
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) çatısı atında birleştiler.
FKÖ siyasi çözüm yolları arayarak Batı Şeria ve Gazze’de
bir Filistin Devleti’nin kurulmasına çalıştı. Bu çalışmalar,
BM’nin 1974’te FKÖ’yü 4,5 milyon Filistinlinin tek temsilcisi
olarak tanıması sonucunu ortaya çıkardı. İsrail’in 1982’de
Lübnan’ı işgal etmesi sonucu FKÖ’nün Beyrut’tan Tunus’a
taşınması İsrail’e karşı mukavemetinin azalmasında etkili
oldu. Zaman zaman ayrılıkların yaşandığı FKÖ’de 1987
Cezayir Toplantısı ile yeniden birlik sağlandı. Bu yılın sonunda
işgal altındaki Filistin topraklarında FKÖ’nün yönlendirmesiyle
ayaklanma (intifada) başladı. Arafat’ın “küçük generallerim”
dediği çocukların tanklara karşı sapanlı mücadelesi ve İsrail’in
insan hakları ihlalleri dünyada yankı uyandırdı ve İsrail’i zor
durumda bıraktı. 14 Kasım 1988’de Filistin Ulusal Konseyi
tarafından Bağımsız Filistin Devleti ilan edildi. 1989’da Yaser
Arafat FKÖ merkez konseyi tarafından Filistin Devlet
Başkanlığına seçildi.

Ekim 1991’de düzenlenen Madrid Konferansı İsrail ile
Filistin’e ilk kez yüz yüze görüşme imkanı sağlamıştır. 1993’te
“Oslo görüşmeleri” sonunda FKÖ İsrail’i, İsrail’de FKÖ’yü
Filistin halkının temsilcisi olarak tanımıştır. Bu tarihten sonra
sayısı onlarla ifade edilebilecek barış görüşmeleri yapıldı.
İsrail’in BM Güvenlik Konseyi kararlarını ve dünya
kamuoyunun tepkisini dikkate almamasından dolayı barış
gerçekleşmedi. Zamanla İsrail saldırıları, Filistin yönetim
kademesini de hedef almaya başladı. Filistin lideri Arafat’ı
2002 yılında Ramallah’taki teşkilat merkezinde kuşatma
altında tuttu. Bu süre içerisinde haberleşme, ısınma ve
barınma gibi en temel ihtiyaçlarından mahrum bırakılan Arafat
teslim olmaya zorlandı. Aynı yıl içinde İsrail güvenlik
gerekçesiyle Batı Şeria ile arasına sınır boyunca büyük bir
duvarın inşasına başladı.

İsrail, 2004’te Gazze Şeridi’ndeki tüm Yahudi yerleşmelerinin
boşaltılacağını açıklarken Gazze’ye saldırılarını
yeniden başlattı. “Refah operasyonu” adı verilen saldırılar
Yaser Arafat’ın ölümü sonrasında Filistin Devlet Başkanı olan
Mahmut Abbas tarafından İsrail’le ateşkes imzalanması ile son
buldu. Yapılan anlaşmaya göre İsrail 2005’te Gazze’deki 21 ve
Batı Şeria’daki dört yerleşim yerinden çekilmeyi tamamladı.
2007 sonlarında İsrail ile Filistin arasında iki devletli çözüm
esasına dayanan “Anna Polis” toplantısı yapıldıysa da sonuç
alınamadı. 2008 sonlarında İsrail’in muhalif Filistinli örgütleri
gerekçe göstererek Gazze üzerine başlattığı saldırılarda
çoğunluğu sivil, yüzlerce insan hayatını kaybetti. Ateşkes ilan
edilmesine rağmen Filistin sorunu Orta Doğu’da çözüm
bekleyen önemli sorunlardan biri olmaya devam etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir