Türk Tarihi

Fikir Akımları ve Eğitim

Tanzimat’tan itibaren Osmanlı devlet ve fikir adamları, devletin çöküş ve dağılmasını önlemek amacıyla
bazı fikirler ileri sürmüşlerdir. Bu fikirler Osmanlıcılık, İslamcılık, Batıcılık ve Türkçülük akımlarını oluşturmuştur.
Söz konusu akımlar, devlet ve ülkenin kurtuluş ve gelişimi için ürettikleri çözüm projelerinde eğitime
büyük önem vermişlerdir. Bunların eğitime yükledikleri stratejik roller şöyle özetlenebilir:

Osmanlıcılık

Eğitim, devletin kurtuluşunu sağlayacak en önemli araçtır. Birlik ve bütünlüğün güvencesi
olacak “Osmanlı milletinin” oluşturulması için, farklı milletler ve dinlere
mensup çocuklar arasında duygu ve düşünce birliğini sağlamak gerekir. Bu ise
söz konusu çocukların aynı çatı altında eğitime tabi tutulması ile mümkün olabilir.
Eğitimin iyileştirilmesi zorunludur.

İslamcılık

Devletin kurtuluşunu Osmanlı halkı arasında İslam inanç ve birliğinin kuvvetlendirilmesinde
gören bu akım, özellikle II. Abdülhamit döneminde (1876-1909) etkili
olmuştur. Bu dönemde, Müslüman çocuk ve gençlere daha fazla din eğitimi verilmiştir.
İslamcılık akımının etkisi, Balkan Savaşı yıllarında azalmıştır.

Batıcılık

Tek başına uygulamaya konmamıştır. Eğitimin dinden bağımsız hâle getirilmesi
ve yeni pedagojik yaklaşımların uygulanması noktasında etkili olmuştur.

Türkçülük

Devletin kurtuluşunu Türklük bilincinin güçlendirilmesinde, genişlemesini ise Türk
birliğinin kurulmasında görür. Ziya Gökalp başta olmak üzere birçok aydın tarafından
savunulan bu akım, eğitimin “millî” olması gerektiğini savunur. Yeni nesillerin
Türklük ve Türk dünyası hakkında bilgilendirilmesini öngörür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir