İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Endülüs Emevi Devleti’nin Emirlik Dönemi

Abbasi Devleti kurulduğunda Emevi hanedanından olan kimseler takip edilerek katledildi. Bu katliamdan
az sayıda kişi kurtulabildi. Bunlardan biri olan Abdurrahman bin Muaviye, 755’te Endülüs’e
geçti. Onun Endülüs’e geçişi insanları sevindirdi. Önceden olduğu gibi Endülüs’te bulunan mevali,
Emevilere olan bağlılığını devam ettiriyordu. Halk, Kayslıların yönetiminden rahatsız olduğu
için Abdurrahman’a destek verdi. O, Yemenliler ve Berberîlerin de desteğini arkasına alarak son
vali olan Kayslı Yusuf el-Fihri ile pek çok yerde savaştı. Onu yenerek Kurtuba’ya kadar çoğu yerin
hâkimiyetini ele geçirdi. Emirlik ilanı için ortamı uygun bulan Abdurrahman, 756 yılında Kurtuba’da
halkın onayını alarak emirliğini ilan etti. Böylece Endülüs’te 756’dan 1031 yılına kadar sürecek yeni
bir Emevi Hanedanlığı kurulmuş oldu.

I. Abdurrahman birtakım sorunlarla karşılaştı. Bunların başında iç karışıklıklar geliyordu. O, aldığı
tedbirlerle iç karışıklığı önledi. Kabilecilik, ordu içinde büyük rahatsızlıklara sebep olduğu için
kabilelerden asker almadı. Orduyu Kuzey Afrika’dan getirdiği paralı askerlerle savaş esirlerinden
oluşturdu. Bir kısım muhalif insanı da çeşitli makamlara getirerek kendi yanına çekti. Böylece I.
Abdurrahman iç kargaşayı büyük oranda önledi. O, 778 yılında İspanya’nın kuzeydoğusuna girerek
Saragossa’ya yaklaşan Franklarla da savaştı. Franklar, ülkelerinde iç karışıklık çıktığı için çekilmek
zorunda kaldılar.

I. Abdurrahman öldüğünde (788) oğlu I. Hişam’a, gücü Abbasiler ve Bizans tarafından da kabul
edilen, Suriye -Emevi geleneklerinin hakim olduğu bir devlet bıraktı.

Dindar kişiliğiyle Ömer bin Abdülaziz’i hatırlatan I.
Hişam (788- 796) tahta geçtiğinde ciddi bir muhalefetle
karşılaşmadı. O, âlimlere değer verdi ve Maliki mezhebini
Endülüs’ün resmî mezhebi ilan etti. İslam’ın yayılmasını
önemsedi. Onun Dönemi’nde yerli halktan pek çok
kimse Müslüman oldu. I. Hişam, İspanya’nın kuzeyinde
bulunan Hristiyan krallıklara karşı zaman zaman savaştı.

Hişam’dan sonra emirlik, oğlu I. Hakem’e geçti (796- 822). I. Hakem Dönemi’nde tekrar iç karışıklık
başladı. Arap ve Berberîlerin yanında muvelledun ( İspanyol asıllı Müslümanlar ) da Hakem’e karşı ayaklandı.
I. Hakem zor da olsa bu isyanları bastırdı. Hazinenin gelirlerini büyük oranda artırdı. Toplumda
adaletin hâkim olması için büyük gayret gösterdi.

I. Hakem’in oğlu II. Abdurrahman, babasından problemleri azaltılmış bir yönetim devraldı. O, sahip
olduğu tecrübeden de faydalanarak ortaya çıkan birkaç ayaklanmayı kolayca bastırdı. Onun döneminde
uzun süre devam eden istikrar, pek çok alanda atılım yapılmasını sağladı.Yine onun zamanında tarım ve
imalat sanayinde büyük gelişmeler oldu. Bu dönemde devletin gelirlerinde artışlar zirveye ulaştı. İslam
ve Arapça insanlar arasında hızla yayıldı. II. Abdurrahman, İspanyol hükümdarların saldırılarına karşı da
gereken karşılıkları vererek Endülüs topraklarını korudu. Tüm bunlardan dolayı onun dönemi “Eyyamü’l-
Arus”(Düğün Günleri) olarak anılmıştır.

II. Abdurrahman’dan sonra Muhammed (852- 886), Munzir (886- 888) ve Abdullah’ın (888- 912) hükümdarlık
ettiği yaklaşık 60 sene süren yeni bir dönem başladı. Endülüs Devleti’ni meydana getiren farklı
etnik unsur ve dinî gruplar, birbirleriyle çatışmaya başladılar. Diğer yandan Hristiyan hücumları ülkeyi
parçalanmanın eşiğine getirdi. Munzir ve özellikle Abdullah döneminde ayaklanmalar şiddetlendi. Ülkenin
birliği bozularak pek çok devletçik oluştu. Merkezî devlet, vergi toplayamaz hâle geldi. Ülkeyi siyasi
ve sosyal bakımdan bir belirsizliğe sürükleyen bu olaylardan dolayı bu döneme Endülüslüler “Büyük
Fitne”(el- fitnetü’l- kübra) adını verdiler.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir