Tarih Bilimi

Emeviler Öncesi Türk-Arap İlişkileri

İslam öncesi Türk Arap ilişkilerinin yansımaları Cahiliye Dönemi şiirlerinde görülmektedir. O dönem
Arap şairleri ortaya koydukları edebî ürünlerinde
Türklerin askerî kabiliyetleri, cesaret ve kahramanlıkları
üzerinde durmuşlardır. Öte yandan
İslam öncesi Arapları İpek Yolu vasıtasıyla Çin’e
kadar uzanan ticari faaliyetleri sırasında da Türkleri
tanıma imkânı bulmuşlardır.

Hz. Peygamber zamanında Türklerle ile Müslümanlar
arasında doğrudan bir askerî karşılaşma
olmamıştır. Ancak Hz. Peygamber ve ilk kuşak
Müslümanlar Türkler ve Türk ürünleri hakkında
az da olsa bilgi sahibi idiler. Hadis külliyatımızda
özellikle Kütüb-i Sitte denilen altı kitapta Türklerle
ilgili söylenmiş bazı hadislere rastlanır. Örneğin
Buhari, Müslim ve Ebu Davut gibi kaynaklarda
geçen hadislerde Türklerin yüz, göz ve burun şekilleri,
giysileri, Türklerin Araplara dokunmadığı
sürece Arapların Türklere dokunmaması gerektiği
gibi hususlarda stratejik bilgiler verilmiştir. Hz.
Peygamberin Türklerle ilgili bu bilgileri Basra ve
Bahreyn’e birçok kez seyahat yapmış olması sonucu
edinmiş olması mümkündür. Buralarda Türklerle
karşılaşmış ve onları tanımıştır. Hz. Peygamberin
ticaretle uğraştığı bu dönemde ipek yolunu elinde
tutan Göktürkler, Basra ve Bahreyn’e gelen Türk tüccarlar, Türk asıllı esirler ve Türk asıllı köleler ile karşılaşmış
olması kuvvetle muhtemeldir. Ayrıca Müslümanlar Hendek Muharebesi’ne hazırlanırken Hz. Peygamber
bir Türk çadırında (el Kubbetü’t-Türkiyye) oturmuş ve yine bir keresinde de bir Türk çadırında itikâfa
çekilmiştir.

Dört Halife Dönemi’nde de Türk Arap ilişkileri devam etmiştir. Hz. Ebu Bekir Dönemi’nde (632-634)
kayda değer bir Türk Arap ilişkisi bulunmazken, Hz. Ömer’in halifelik yılları (634-644) Türk Arap ilişkileri
açısından bir dönüm noktasıdır. Araplar, 642 yılında İran’ı Nihavent Savaşı’yla fethettiler. Böylece Türklerin yaşadığı Horasan ve Toharistan bölgelerinin
yolları Araplara açıldı. Ahnef bin Kays komutasındaki
bir Arap ordusu Ceyhun Irmağı’nı geçerek
ilk kez doğrudan Türklerle karşı karşıya
geldi. Ancak hiç beklemedikleri bir sırada Türklerin
mukavemetiyle karşılaştılar. Bu ordu Hz.
Ömer’in emriyle kısa bir süre sonra Belh’e geri
çekildi.

Türklerin Arap ordularıyla karşılaştıkları ve
çetin savaşlara girdikleri bölgelerden biri de
Kafkaslardır. Hz. Ömer (634-644) ve Osman
(644-656) zamanında düzenlenen seferlerle
Arap orduları Azerbaycan ve Ermenistan’ı fethettiler.
Sonra Kafkas dağlarının kuzeyinde bulunan
Hazar Türkleri ile karşı karşıya geldiler.
Müslüman Araplarla Türkler arasında ilk ciddi
çarpışma 653 yılında gerçekleşti. Bu çarpışmalar
sonunda Araplar Hazar’ın Belencer kentine
ulaştı. Ancak karşılaştıkları şiddetli direniş karşısında
geri çekilmek zorunda kaldılar.

Hz. Ali Dönemi’nde (656-661) iç karışıklıklar nedeniyle Türk yurtlarına yapılan fetih hareketlerine ara
verildi. Ancak daha önce fethedilen Horasan, Toharistan ve Kafkaslar elde tutulmaya çalışıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir