İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Emeviler Döneminde Diğer Önemli Olaylar

Emeviler siyasi olaylarının yanında önemli fikrî ve askerî gelişmelerin de yaşandığı bir devlettir. Hilafetin
saltanata dönüşmesine tepkiler, siyasi olduğu kadar fikrî ve askerî sahada da kendini göstermiştir. Hz.
Ali ve onun evladının mücadelesini destekleyenler ile onlara taraftar olanlar hem fikrî hem de siyasi oluşumlar
meydana getirmişlerdir. Siyasi alanda yapılan mücadeleler ile bir sonuca ulaşılamaması, daha sonra
fikrî ve askerî planda mücadele sürecini başlatmıştır. İleride itikadî bir bünyeye bürünecek olan akımlar
ortaya çıkmaya başlamıştır. Bunların en başta gelen ve etkin olanı Şia denilen gruptur.

Şia’nın esasta savunduğu fikir, hilafetin veya imametin Hz. Ali’nin hakkı olduğunu iddia etmeleridir.
Şia bu konuda mücadelesini itikadî bir merkeze oturtarak İslam dünyasında geniş bir coğrafyada büyük kitlelere
varan taraftarlar oluşturmuştur. Bugün başta İran olmak üzere Körfez ülkeleri, Pakistan, Hindistan,
Irak ve Yemen gibi devletlerin nüfuslarının büyük bir kısmı Şii inancına mensup insanlardan oluşur.
Günümüzde Şia’yı temsil eden iki büyük grup vardır.
Bunlar; Zeydiyye ve İsnâaşeriyye’dir. Bunlar günümüze
kadar varlıklarını devam ettirmişlerdir. Ayrıca Şia içerisinde
Gulat-ı Şia denilen başkaca oluşumlarda yer alır.

Emeviler döneminde söz edilmesi gereken inanç ve isyan hareketlerinden bir başkası da Haricilerdir.

Haricilerin ortaya çıkışı Hz. Ali döneminde Muaviye b. Ebi Sufyan ile yapılan Sıffin savaşına kadar
dayanır. Amr b. El-As, askerlere mızrakların ucuna Kur’an sayfalarını taktırıp “Kitabullah’ın hükmünü istiyoruz.”
diye bağırmalarını tavsiye etmişti. Amr’ın yaptığı bu hareket bir taktik idi. Hz. Ali bunun bir hile
olduğunu anlamıştı. Ancak ordusunun ön saflarında çarpışan askerleri buna kanarak savaşmaktan vazgeçtiler.
Bunların büyük bir bölümü daha sonra Harici ismini alacak olan askerler idi. Hz. Ali ile aralarında sonu
savaşlara kadar varabilecek, büyük bir ihtilaf oluştu. Öyle ki bu ihtilaf, Hz. Ali’ye bir suikast düzenlenerek
şehit edilmesine kadar vardırıldı.

Hariciler, Hz. Ali’ye karşı giriştikleri mücadelenin yanında, Emevilerle de mücadeleye girişmişlerdir.
Emevilere karşı düşmanlıkları daha şiddetli ve derin olmuştur. Onlarla yaptıkları mücadelelerde zaman
zaman üstünlük ve nüfuz sağlamışlardır. Irak Haricileri, Kirman ve İran’ı istila edip Basra’yı tehdit etmeye
muvaffak olmuşlar, ancak karşılarına Mühelleb b. Ebî Sufra çıktığı için mücadele uzamıştır. Kendi aralarında
ihtilaf ortaya çıkmasaydı başarılı da olabilirlerdi.

Muaviye b. Ebi Sufyan, Haricileri Şiilerden daha tehlikeli düşman olarak görmüş, mücadelesini bunlar
üzerinde yoğunlaştırmıştır. Hariciler, önceleri Hz. Ali’nin askerleri idi. Bu da Hz. Muaviye’yi onlarlar
mücadeleye sevk eden önemli bir etken olmuştur. Hariciler ise Hz. Muaviye’yi Şam’da krallar gibi yaşayan,
saraylarda oturan, muhafız edinen gâsıp olarak görüyorlar ve onunla savaşmanın caiz olduğuna
inanıyorlardı. Hz. Muaviye döneminde başlayan isyanların ardı arkası kesilmedi. Hatta isyanlar Kuzey
Afrika’ya da sıçradı. Burada 720 yılında başlayan
Harici isyanları yirmi yıl sonra yaygınlaştı ve bölgede
tehlikeli bir hale geldi. Harici isyanları neredeyse
Emevilerin yıkılışına kadar devam etti. Ancak Ömer
b. Abdülaziz’e biat ederek kısa bir müddet isyan etmekten
geri durmuşlardır.

Hariciler, zaman içinde çeşitli kollara ayrılmıştır.
Bunlar Ezârika, Necedât, İbadiyye, Acâride, Sufriyye
ve Şebibiyye olarak bilinir.
Haricilerin kayda değer fikrî bir altyapısı yoktur.
Onları kolayca savaşmaya ve kan dökmeye iten neden
içinden çıktıkları sosyal yapıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir