İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Doğruluk

Ahlak, sözlükte “huy, seciye, mizaç” gibi anlamlara gelen hulk veya huluk kelimelerinin çoğuludur.
Ahlak, insanın iyi veya kötü olarak nitelendirilmesine yol açan huylar ve bunların etkisiyle
ortaya çıkan söz ve davranışlar bütününe denir. Hz. Âdem’den itibaren gönderilen dinlerin hepsinde
ahlak önemli bir yer tutmuştur. Bu ahlaki değerleri bugün yeryüzündeki dinlerin çoğunda görmek
mümkündür. Ahlak kuralları son din İslam’la en güzel şeklini almıştır.

Ahlak, evrensel bir olgudur. Bu nedenle her milletin, topluluğun ve dinin bir ahlak anlayışı vardır.
Bununla birlikte yeryüzündeki ilahî ve beşerî kökenli dinlerde bazı ortak ahlaki ilkeler vardır.
Bunlar; doğruluk, temizlik, iyilik ve yardımseverlik, büyüklere saygı, zarar vermemek, öldürmemek,
hırsızlık, zina ve yalancı şahitlik yapmamaktır.


Doğruluk
; insanın özünde, sözünde ve davranışlarında tutarlı olmasıdır. İnsanın diğer insanlarla
ilişkilerini belirleyen temel ahlaki ölçülerden biri olan doğruluk, aynı zamanda insan tabiatına uygun
davranışları ortaya koymaktır. Bu nedenle doğruluk; yalan, hile, ikiyüzlülük ve sahtekârlığın zıddıdır.
Bütün dinler doğruluğa büyük önem vermişlerdir. Yeryüzündeki dinlerin mesajının özü, insanın
doğruluk üzere olmasıdır.


İslam
dini doğruluğa büyük önem vermiştir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’deki “…Emrolunduğun
gibi dosdoğru ol…” ayeti Hz. Peygamberin şahsında tüm müminlere her zaman doğru olmayı emretmektedir.

İslam, sadece doğru sözlü olmayı değil, doğrularla beraber yaşamayı da doğruluğun bir gereği olarak
kabul etmiştir. Bu konu Kur’an-ı Kerim’de
şöyle ifade edilmiştir: “Ey iman edenler! Allah’tan sakının
ve doğrularla birlikte olunuz.”


Hristiyanlık
ta da doğruluğa önem verilmiştir.
İncillerde her zaman doğru olmak emredilmiş
ve bu konuda şöyle denilmiştir: “En küçük
işte güvenilir olan kişi, büyük işte de güvenilir
olur. En küçük işte dürüst olmayan kişi, büyük
işte de dürüst olmaz.”

İslam ve Hristiyanlıkta olduğu gibi doğruluk,
Yahudiliğin de önem verdiği bir değerdir.
Bu konu Tevrat’ta şöyle ifade edilmiştir: “Çalmayacaksınız.
Hile yapmayacaksınız. Birbirinize
yalan söylemeyeceksiniz. Benim adımla
yalan yere ant içmeyeceksiniz…”


Budizm
ve Hinduizmde de doğruluk ahlaki
erdemlerden sayılmıştır. Hinduizmdeki
karma inancı, insanın geçmişte yaptıklarının
karşılığının gelecekte görüleceği esasına dayanır.
Bu nedenle doğruluk insanın karmasını
belirleyen en önemli ahlaki ilkedir.


Konfüçyanizm
de ise doğruluk insanın
mükemmel erdemlerinden birisidir. Buna
göre doğru olan insan, çok şeyi başarabilecek
vasıftadır.

Doğruluk bireysel ve toplumsal hayatta
olumlu sonuçlar doğuran ahlaki bir fazilettir.
Zira doğru davranışlar hem bireyi ahlaken
yüceltir hem de sosyal hayatta huzur, düzen
ve barışı tesis eder. Bu nedenle amaçları birey ve toplumların hayatında barışı tesis etmek olan tüm
dinler doğruluğu emretmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir