İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Dinlerde İbadet Yerleri

İbadet yeri denilince ibadet etmeye mahsus yapı, bina ve tapınak akla gelir. Bu mekânlara “mabet”
denir. Mabet, genelde bütün dinlerin ibadet mahallini
ifade etmektedir. Özelde Müslüman mabedi
için cami veya mescit kullanılmaktadır.

Dinin temel unsurlarından biri olan ibadet, genelde bir mekânda yapıldığı için mabetlere ihtiyaç
duyulmuştur. Bütün
dinlerin mabedi ifade eden kelime veya kavramları ve kendilerine has mabet
anlayışları vardır. Mabetler ilk dönemlerdeki açık alanlardan basit ve küçük yapılara, zamanla büyük
ve geniş binalara kadar gelen bir gelişme ve değişiklik
arz etmektedir.

Kur’an-ı Kerim’e göre yeryüzündeki ilk ibadet yeri,
Mekke’deki Kâbe’dir. Kâbe, aynı zamanda
Müslümanların
da kıblesidir. Kâbe’den sonra İslam’da ibadet yerleri için kullanılan ilk kelime
mescittir. Bunun dışında musalla, namazgâh ve cami kelimeleri de Müslümanların ibadet yerini ifade
etmek için kullanılır.

İslam’da ibadet yerleri için kullanılan
kelimelerden biri de “musalla” veya “namazgâh”tır. Musalla,
Resulullah Döneminde bayram ve cenaze namazı kılınan
yerler için de kullanılmıştır. Farsçada
yol boylarındaki üstü açık mescitlere namazgâh denilmiştir. Namazgâh bir kasabanın
bütün halkını
bir araya toplayan geniş sahadır. Pek çok namazgâhta hutbe
okumak ve namaz kıldırmak için yapılmış
minber ve mihraplar vardır.

Mescitlerin ve camilerin, belirli fonksiyonlarına
göre
isimlendirilmiş bazı bölümleri vardır. Bunlar;
mihrap,
minber ve vaaz kürsüsüdür. Namaz
kıldırırken
imamın
durduğu yere mihrap, hutbe okunan yere minber ve vaaz verilen yere de vaaz kürsüsü denir. Ayrıca
bazı camilerde müezzin
mahfili,
cemaate vaktinde yetişemeyenler için son cemaat yeri, sultanların inşa ettirdiği camilerde
sultanların
namaz kılmaları için ayrılan hünkâr mahfili bulunur. Ezan okunan minarelerve
abdest alınan şadırvanlar
da camileri
tamamlayan
yapılardır.

Hinduizmde mabet yapımı ve içlerine tanrıların suretlerinin konulması Upanişatlar Döneminin
sonrasına rastlar. Yoğun olarak 7. yüzyıldan sonra yapılmaya başlanan
ve tanrıların ikamet mahalli
olan mabetler aynı zamanda insanların tanrılarla
bir araya geldiği, onları ziyaret edip çeşitli takdimelerde
bulunduğu yerlerdir. Hinduizmde ibadet ferdî olup pek çok evde ibadet için tahsis edilmiş özel
bir oda veya bir köşe vardır. Mabetlerin esas kısmı, içine tanrının suret veya sembolünün konulduğu,
“vimona” adı verilen kutsal mekândır. Hint mabetleri birer ziyaret (hac), günahlardan arınma ve dinî
temizlik yeridir.

Şintoizmde ayin merkezi de olan tanrıların
ikamet yerine, “jinja” veya “jinsa” (tanrıevi) denilmekte,
ayrıca “miya” ismi de kullanılmaktadır. Sayıları bazen yüz binlerle ifade edilen mabetler
genellikle yol kenarlarında, fabrika köşelerinde veya binalar blokunun tepesinde bulunan küçük
ve
sade ağaç yapılardır. Şintoizmde en eski ve en meşhur mabet, milattan önce 4. yüzyılda İse’de Güneş
Tanrıçası Amaterasu adına yapılmış olan millî mabettir.

Budizmde ibadet mekânı viharadır. Bu tapınaklar,
Buda
ve önemli Budist büyüklerinin hatıralarının
saklandığı, bu sebeple de tazim gösterilen
stupalara dönüşmüştür. Buda’nın heykellerinin
bulunduğu yapılara ise “pagoda” denilmektedir.
Pagodaların çoğunda cemaatle ibadet
yapılmaz. Halkın
mabetlerle ilişkisini canlı
tutan esas unsur sadece ibadet olmayıp Buda
ve diğer Budist azizlerinin buralarda muhafaza
edilen hatıra eşyaları da ziyaret edilir.

Caynist mabetlerinin genel planı; bir cümle
kapısı, sıra sütunlar, mabedin ortasında bulunan
geniş bir mekân veya açık avlu ve tasvirlere
tahsis edilmiş kutsal mekân şeklindedir. Caynist
mabetleri de bir ibadet
mahalli olmaktan ziyade
Tirthankaralara saygı gösterilen yerlerdir.

Sih dininde “gurdvara” adı verilen
mabet, cemaatin ilahiler okumak için günlük olarak toplanması
sonucunda
ortaya çıkmıştır. Bu mabetler Guru Nanak Döneminden
beri cemaatin hayatında önemli bir
rol oynamaktadır. Gurdvaraların
en üstünü, zamanla Sih inanç ve
ibadetinin merkezi hâline gelen
Amritsar’daki Altın Mabet’tir.
Bu mabedin bulunduğu Amritsar
Sihlerin dinî merkezi olduğu
gibi Altın Mabet de dinî ve toplumsal
faaliyetlerin merkezidir.
Mabette sembol olarak Sihizmin
kutsal kitabı Adi-Grant ile
bir kılıç
bulunur. Burası aynı
zamanda bir sosyal
kurumdur.
Her gurdvaranın Guru Nanak
zamanından beri devam eden bir imarethanesi vardır. Bu mabetlerde resim ve
heykel bulunmaz. Mabetlerin açık büfe tarzı
yemeklerinden her Sih yararlanır.

Bir yapılar bütününden oluşan Tao mabetlerinin
avluları çok amaçlı salonlardan meydana
gelir. Çin terminolojisinde Taoist dini binaları
veya bina grupları için “kung” (manastır veya
saray), “kuan” (manastır
mabedi) ve “miao”
(mabet) kelimeleri
kullanılır. Sayısız tanrı ve
tanrılaştırılmış kahraman tasvirlerini ihtiva
eden Taoist mabetlerinin pek çoğu 1911 Devrimi’nden
sonra tahrip edilmiştir.

Lu hükümdarı, Konfüçyüs
için bir mabet inşa
ettirmiştir. Daha sonraki
dönemlerde
hükümdarlar,
Konfüçyüs’ü “on bin neslin
muallimi” diye nitelendirip
adına mabetlerde törenler
düzenlemişlerdir. Ayrıca
milattan sonra 59’da imparator,
her mabette kurbanın
Konfüçyüs adına takdim
edilmesini emretmiş, bizzat
kendisi de Konfüçyüs adına
takdimde bulunmuştur.
En
meşhur Çin ibadet yerleri
Pekin’deki imparatorluk
mabetleri ve mezbahlarıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir