İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Dinler Arası Diyalog

Dinler arası diyalog, günümüzdeki farklı din mensupları arasında öne çıkan önemli konulardan
biridir. Kelime olarak diyalog, iki veya daha fazla kişinin karşılıklı konuşması demektir. Dinler
arası diyalog ise farklı dinlere mensup insanların, inanç ve fikirlerini zorla birbirlerine kabul ettirmeden
fikir alışverişinde bulunabilmesi, yaşanan sorunlar üzerinde konuşabilmesi ve iş birliği
yapabilmesidir. Dinler arası diyalog ifadesinde kastedilen husus dinlerin değil, din mensuplarının
birbirleriyle diyalog hâlinde olmalarıdır. Bu nedenle dinler arası diyalog hem insani bir faaliyettir
hem de ahlaki bir ilişkidir.

İçinde yaşadığımız bu yüzyılda bilim ve teknolojinin
gelişmesi, iletişimin yaygınlaşması ve
ülkeler arasındaki sınırların kalkması farklı kültür
ve dinlere mensup insanları birbirlerine daha
da yakınlaştırmıştır. Küreselleşen dünyamızda
insanlar farklılıklarla daha sık karşılaşmaktadır.
Birlikte yaşamanın artık bir zorunluluk hâline
geldiği günümüzde dinler arası ilişkiler giderek
önem kazanmaktadır. Bu nedenle insanların
barış ve uyum içinde yaşayabilmeleri için
birbirlerinin inanç, fikir ve yaşayışlarına saygı
göstermeleri gerekir. Bunun için de insanların
önyargılardan arınarak birbirlerini tanımaları
şarttır. Bu barış ve hoşgörü ortamının oluşturulmasında
ise dinler arası diyaloğun önemli katkıları
olacaktır.

Yeryüzündeki bütün dinlerin kendi inanç ve
görüşlerinin en doğru ve en güzel olduğunu iddia
etmeleri tabii bir durumdur. Ancak bu durum
farklı dinlere mensup insanların barış ve hoşgörü
içinde yaşamasına engel değildir. Bütün dinlerin
öteki inançların da varlığını kabul etmesi,
farklı din mensuplarının birbirlerinin inanç ve
ibadetlerine saygı göstererek birlikte yaşamalarını
mümkün kılmaktadır. Böyle bir ortamda hiç
kimse inancından dolayı kınanmayacaktır. Her
din mensubu kendi dinini serbestçe yaşayabilecek
ve başkalarına anlatabilecektir. Böyle bir
ortamın tesis edilebilmesi için ön yargılardan
uzaklaşarak birlikte yaşama kültürüne ve diyalog
ortamına ihtiyaç vardır. Dolayısıyla insani
bir faaliyet olan dinler arası diyaloğun amacı
birlikte yaşama kültürüne katkıda bulunmaktır.

Müslümanlar, tarihin her döneminde
farklı din mensuplarıyla sağlıklı diyaloglar
kurmuşlardır. Hz. Peygamber Dönemindeki
Medine Sözleşmesi, Necranlı
Hristiyanlarla görüşmesi, Endülüs’te
Yahudi ve Hristiyanlarla Müslümanlar
arasındaki uyumlu yaşama ve Fatih’in
İstanbul’un fethi sonrasında bu dinlerin
mensuplarına gösterdiği hoşgörü bu diyaloğun
bazı tarihsel örnekleridir.

Kur’an-ı Kerim’in Yahudi ve Hristiyanlara
“ehlikitap” diyerek onları diğer
gruplardan ayırmıştır. Onların yanlış
inanç ve davranışlarını yermekle birlikte
olumlu davranışlarından da bahsetmiştir.

Ayrıca Hz. Peygamberin onlarla sürekli iletişim
içinde olması, Müslümanların ehlikitapla
diyalog kurmalarını kolaylaştırmıştır. Ancak
tarihte görülen Müslüman, Budist ve Hindu
gibi toplumlara yönelik misyonerlik faaliyetleri
ve sömürgecilik hareketleri birçok toplumda
diyaloğa karşı şüphe oluşmasına sebep olmuştur. Bununla birlikte tarihî olayların oluşturduğu endişeler,
önyargılar ve düşmanlıklar diyalog ortamına engel teşkil etmemelidir. Aksine sorunların çözümü
ve insanlığın ortak barışı için diyalog yolu daima açık tutulmalıdır. Zira Müslümanların diğer
dinî inançlarla karşılaşmaktan, onlarla yüzleşmekten ve diyalog kurmaktan çekinecek ve korkacak
hiçbir yönü yoktur.

İnsanlığın huzurunu, bir arada yaşama kültürünü amaçlayan diyalog faaliyetlerinin öncelikle önyargı
ve art niyetten uzak olması gerekir.
Diyalog sinsi ve gizli gayelere
araç kılınmamalı, samimiyet esasına
dayanmalıdır. Diyalog için Kur’an’ın
ortaya koyduğu “Sizin dininiz size
benim dinim bana.” ilkesi gereği
herkes kendi inancı üzerinde olmalıdır.
Diyalog ortamına zarar verici
her türlü misyonerlik anlayışı terk
edilmeli, inanç ve fikir hürriyeti çerçevesinde
herkesin kendi dinini ifade
edebilmesi sağlanmalıdır. İnsanlığın
yaşadığı ortak sorunlara çözüm üretmeyi,
barış ve hoşgörü ortamını tesis
etmeyi amaçlayan diyalog çalışmaları,
eşit şartlarda ve bu alanda uzmanlaşmış
kişilerce yapılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir