Tarih Bilimi

Dağılmayı Önleme Çabaları ve Fikir Akımları

Osmanlı Devleti’nde padişahlar ve devlet adamları devleti dağılmaktan kurtarmak için birçok
ıslahat ve reform yaptılar. Bunun sonucunda aydınlar arasında devleti kurtarmaya yönelik fikir akımları
ortaya çıktı.

Osmanlıcılık: Osmanlı Devleti’nde
yaşayan değişik etnik
grupların Fransız İhtilali’nin getirdiği
milliyetçilik fikirlerinden
etkilenerek bağımsız
olma düşüncesinin
ortaya çıkması Osmanlıcılık akımının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu akımın amacı şudur: Osmanlı Devleti’ni
oluşturan bütün milletleri
adalet, eşitlik, hürriyet
ölçüleri içinde bir
arada tutup Osmanlılık
duygusu ile “Osmanlı
Toplumu”nu oluşturmak. Temel düşüncesi ise Osmanlıcılık düşüncesi
geçmişteki gibi uygulandığında
tekrar başarılı
olabilir fikridir. Akının temsilcileri, Ziya Paşa, Mithat Paşa, Namık Kemal’dir. Milliyetçilik akımını
etkisiyle Balkan
milletlerinin isyan
ederek Osmanlı’dan
ayrılmasıyla geçerliliğini
kaybetmiştir.

İslamcılık: Balkanlardaki panslavizm politikasını
etkisiz hâle getirmek,
Müslümanların devlete
bağlılığını sağlamak ve
içerideki siyasi
rakiplerinin halk içindeki
gücünün kırılmak
istenmesi üzerine ortaya çıkmıştır. Millet olmanın en
önemli özelliği dindir.
Dinî birlik devleti ayakta
tutabilir, düşüncesiyle
İslam toplumlarının
devletten ayrılmalarını
önlemek amacındadır. Bu akıma göre devletin kurtuluşu
halifelik makamının
bütünleştirici etkisi ile
Müslümanların bir çatı
altında toplanması ile
olabilir. Temsilcileri Mehmet Akif, Said Halim Paşa, Ahmet Hamdi Akseki’dir. I. Dünya Savaşı sırasında
halifenin cihat
çağrısına rağmen Müslüman
Arapların İngilizlerle
birlikte hareket etmeleri
ile geçerliliğini
kaybetmiştir.

Türkçülük: İttihat ve Terakki iktidarı
döneminde Osmanlı
sınırları içinde yaşayan
Türkleri dil ve kültür
birliği etrafında birleştirip
yönetime destek
sağlama isteği ile ortaya çıktı. Türkleri millî bir duygu
ile birleştirerek Osmanlı
bayrağı altında kuvvetli
bir unsur olarak yeniden
dünya devletleri arasına
sokmak amacındaydı. Dili, dini, soyu ve
idealleri bir olan topluma
dayanan devlet kalıcı
olabilir. Dilde Türkçülük
parolasıyla hareket
ederek Türk tarihini,
uygarlığını geliştirip
dünyaya duyurmak, temel prensipleriydi. Temsilcileri Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul,
Yusuf Akçura,
Ömer Seyfettin’dir. Bilim ve teknikte
Batı’nın örnek alınması,
kültürel yapının
korunması düşüncesiyle
Yeni Türk Devleti’nin
kurulmasında Mustafa
Kemal Atatürk’ün ortaya
koyduğu milliyetçilik
ilkesinin oluşmasında
etkili olmuştur.

Batıcılık: Batı’nın her alanda
Osmanlı’nın önüne
geçmesi, Osmanlı
Devleti’nin tek kurtuluş
yolunun bu yüzyılın
ihtiyaçlarına uygun
medeni bir devlet ve
millet hâlini alması
gerektiği düşüncesinin
ortaya çıkmasından dolayı ortaya çıkmıştır. Türk toplumuna Batı’da
gelişen düşünce,
yönetim biçimi, yaşama
tarzını getirerek ülkenin
gelişmesini, kalkınmasını
sağlamak amacını taşımaktadır. Bu akıma göre askerî ve idari alanda
Avrupa’nın seviyesine
ancak Avrupalıların izlediği
yol ile ulaşılabilir. Temsilcileri Dr. Abdullah Cevdet,
Tevfik Fikret,
Celal Nuri’dir. Batı’nın sadece bilim
ve tekniğinin alınması
gerektiğini savunan
anlayış Yeni Türk Devleti’nin
temel taşlarından
birini oluşturmuştur.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir