Cumhuriyet Dönemi Sanat Anlayışı

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Atatürk, Türk milletinin tarihi vasıflarından birinin güzel sanatları sevmek ve o alanda yükselmek olduğunu belirterek, milletimizin güzel sanatlara olan sevgisinin her türlü çalışmalarla geliştirileceğini söylemiştir. Atatürk, milletimizin millî birlik duygusunun gelişmesinde sanatın rolünü iyi biliyor ve sanat çalışmalarına önem verilmesini istiyordu.




İnsanlarda milli birlik ve beraberlik duygusunu geliştirme ve toplumların gelişmişlik düzeyini arttırma gibi özellikleri, Cumhuriyet Dönemi’nde sanata ayrı bir önem verilmesini sağlamıştır. Cumhuriyet ilan edilirken, yeni devletin kültür anlayışının çağdaş ve millî olması kararlaştırılmış, çağdaşlaşma amacıyla inkılaplar yapılırken Batı uygarlığı ve Türk millî kültürü dikkate alınarak hareket edilmiştir.

Atatürk, sanata ve sanatçıya verdiği önemi 13 Şubat 1923’te yaptığı bir konuşmada; “Bulunmamız gereken seviyeye bu kadar uzak kalışımızın mühim sebeplerinden biri, sanata ve sanatkârlara lâyık olduğu derecede önem verilmemiş olmasıdır.” diyerek ortaya koymuştur.




Cumhuriyet Dönemi sanat anlayışı cumhuriyet rejimine uygun olarak geliştirilmiştir. Bu sanat anlayışında; çağdaş, ulusal ve bütün toplumun ulaşabileceği bir sanat ortamı oluşturulmaya çalışılmış, bu ortam oluşturulurken de millî ve geleneksel değerlerden yararlanılmıştır.

Sanatın toplum üzerindeki etkilerini çok iyi bilen Atatürk, sanatın her alanına büyük önem vermiş sanatçıların yetişmesi için okullar, konservatuarlar ve tiyatrolar açılmasını sağlamıştır.