Türk Tarihi

Cirit Oyunu

Cirit takımlar hâlinde at üzerinde oynanan eski bir savaş oyunudur. Bugün Anadolu’nun birçok yerinde
oynanan atlı cirit oyunu, eski Türklerin çok sevdiği bir binicilik oyunuydu. Cesaret, algılama sürati,
refleks ve denge gibi özellikleri bünyesinde barındıran bu oyun iyi bir binicilik ve ata hâkim olmayı gerektirirdi.
Türkler, barış zamanlarında at ve askerlerini zinde ve kuvvetli tutabilmek için atlı cirit sporunu tesis
etmiş böylece insanları ruh ve bedenen eğiterek yarınlara hazırlamışlardır.

Günümüzde cirit oyununda iki takım bulunur. Bu takımlar 70 ilâ 120 metre genişliğindeki bir alanda
karşılıklı olarak alanın en gerisinde 6’şar, 8’er veya 12’şer kişi olarak dizilirler. Ciritçiler bölgesel giyimleriyle
atlarına biner. Sağ ellerine atacakları ilk ciriti, diğer ellerine de yedek ve yetecek miktarda cirit alırlar.
İki tarafın birinden bir atlı öne fırlar, karşı dizinin önüne 30-40 metre kadar yaklaşır. Karşı tarafın oyuncularından
birisinin adını seslenerek meydana davet eder. Sağ elindeki ciriti ona doğru savurur, sonra geri
döner, atını kendi dizisine doğru mahmuzlar. Karşı tarafın davet edilen oyuncusu hızla onu takip eder,
elindeki ciriti geri dönüp kaçan karşı taraf elemanına fırlatır. Bu kez ilk oyuncunun çıktığı sıradan diğer bir
ciritçi onu karşılar. İkinci diziden çıkan, sırasındaki yerini almak için süratle yerine dönmeye çalışır. Bu
defa rakibi onu kovalar ve ciritini atar. Oyun böylece sürer. Cirit isabet ettiren
ciritçi takımına bir sayı kazandırır. Eğer ciritçi attığı çavganı rakibine değil
de ata isabet ettirmişse bir sayı kaybeder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir