İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Başkalarına Zarar Vermemek

Bütün insanlar doğuştan birtakım haklara sahiptir. Yaşama, mülkiyet, inanma, düşünce, namus ve
iffet bunların en başta gelenleridir. Bütün dinler insanların sahip oldukları temel hakları koruma altına
alarak onlara yönelik her türlü saldırıyı yasaklamışlardır. Çünkü dinlerin hedefi insanların huzur
ve mutluluğunu sağlamaktır. İnsanların canına, malına, kişiliğine, namusuna yönelik her türlü tehdit
dindarlığa ve güzel ahlaka aykırı bulunmuştur.

İslam dini tüm canlılara şefkat ve merhametle davranmayı emretmiş ve zulmü büyük günahlardan
biri saymıştır. Başkalarına zarar vermek ve zarar verene aynı şekilde karşılık vermek de İslam’da
yasaklanmışıtr. Hz. Peygamber bu konuda, “Müslüman, Müslümanların elinden ve dilinden emin
olduğu kişidir.” buyurmuştur.

İslam, Yahudilik, Hristiyanlık, Budizm, Hinduizm ve Konfüçyanizm gibi dinlerin hepsi insanlara
ve diğer canlılara zarar verecek her türlü davranışı doğru bulmamıştır. Bu dinler başkalarına zarar
vermemeyi dindarlığın ve güzel ahlakın bir gereği saymıştır. Bu nedenle başkalarına zarar vermemek
tüm dinlerde ortak olan ahlaki ilkelerden biridir.

Budist inanışına göre tüm canlılar birbirinin akrabası sayıldığı için herhangi bir canlıyı incitmek
doğru değildir. Bu nedenle bir Budist’in kan dökmemesi ve canlılara zarar vermemesi büyük önem
taşımaktadır. Budist metinlerine göre “bütün varlıklar tehlike karşısında korkarlar ve hayat hepsi
için de kıymetlidir. Bu durumu kabul eden bir insan, onları öldürmez ve öldürülmelerine de sebep
olmaz.”

Dinî inancın özünde şefkat ve merhamet duygusu yatmaktadır. Herhangi bir dine inanan insan,
hiçbir canlıya eziyet etmemeli ve zarar vermemelidir.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir