Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

Avrupa Birliğinin Genişleme Süreci ve Türkiye

Avrupa Birliği, 1993 Kopenhag Zirve Toplantısı’nda aldığı
kararlar uyarınca eski Varşova Paktı ülkeleri olan Orta ve Doğu
Avrupa ülkelerini kapsayan bir genişleme süreci başlatmıştır.
Türkiye ise genişleme kapsamına alınmamıştır.

12-13 Aralık 1997 tarihlerinde Lüksemburg’da yapılan
Avrupa Birliği Zirvesi’nde Türkiye’nin tam üyeliğe ehliyeti bir
kez daha teyit edilmiştir. Buna karşılık, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin gelişmesinin Türkiye’nin siyasi ve
ekonomik reformların sürdürmesine, Yunanistan ile iyi ve
istikrarlı ilişkilere sahip olmasına ve Kıbrıs sorununun çözümü
için BM gözetimindeki müzakereleri desteklemesine bağlı
olduğu vurgulanmıştır.

15-16 Haziran 1998 tarihinde gerçekleşen AB Cardiff
Zirvesi Sonuç Belgesi
’nin genişleme ile ilgili bölümünde,
adayların tam üyeliğe hazırlanma durumunu incelemek üzere
kurulmuş olan gözden geçirme mekanizmasına Türkiye de
dâhil edilmiştir. Belgede ayrıca, Komisyon tarafından Türkiye’yi
tam üyeliğe hazırlamak için sunulan “Avrupa Stratejisi”
onaylanmıştır. AB Komisyonunun 1999’da açıkladığı raporda,
Türkiye tam üyeliğe aday gösterilmiş ve ülkemize de somut bir
“Katılma Ortaklığı Stratejisi” önerilmiştir.

10-11 Aralık 1999 tarihlerinde Helsinki’de yapılan AB Devlet
ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nde Türkiye, oy birliği ile Avrupa
Birliğine aday ülke olarak kabul edilmiştir. Diğer aday ülkelerin
yararlandığı bütün ekonomik haklardan yararlanacağı, eğitim
ve kültür alanlarındakiler başta olmak üzere AB’nin ortak
projelerine katılabileceği ifade edilmiştir.


Tarama Süreci

AB müzakerelere başlamamış aday ülkelerin katılım
hazırlıklarını hızlandırmak amacıyla tarama süreçlerini
uygulamaya koymuştur.

Buna karşılık 2001 İlerleme Raporu, ülkemiz için tarama
sürecinin başlatılması yerine, “ülkemizdeki belirli sektörlerin
AB standartlarına uyarlanması, uygulanması ve güçlendirilmesi”
şeklinde farklı bir yöntem ortaya koymuştur. Türkiye ile
tarama sürecine geçilmeyişine gerekçe olarak birçok AB
üyesinin, tarama sürecinin başlatılmasını üyelik müzakereleri
ile eş değer gördüğü, Türkiye’nin siyasi kriterleri yerine
getirmediği için tarama sürecine de başlayamayacağı
belirtilmektedir. Diğer adayların durumu incelendiğinde tarama
sürecine geçiş için örnek bir uygulamanın mevcut olmadığı
görülmektedir.

Ülkemiz için 13 Kasım 2001 tarihinde hazırlanan 4. İlerleme Raporu ve Strateji Belgesi’nde,
Türkiye’nin gerçekleştirdiği değişikliklere rağmen Kopenhag siyasi kriterlerini yerine
getirmemiş tek
aday ülke olduğu belirtilmiştir. Ekonomik alanda yaşanan iki mali krizin, Türkiye’nin ekonomik kriterleri
yerine getirmesine engel olduğu vurgulanmıştır. Bunlara karşın Gümrük Birliğinin kapsadığı alanlarda
Türkiye’nin AB standartlarına uyumunun ileri düzeyde olduğu belirtilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir