Atatürk Önderliğindeki Türk Milli Mücadelesinin Bağımsızlık Mücadelesi Veren Milletlere Etkisi

Mustafa Kemal’in Anadolu’da emperyalistlere karşı başlattığı Türk Millî Mücadelesi, XX. yüzyılda emperyalizme ilk büyük darbeyi vurmuştur.

Mustafa Kemal; Kurtuluş Savaşı’ndaki rolü ve savaş sonrası gerçekleştirdiği siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal alanlardaki inkılap hareketleriyle geri kalmış ve sömürge durumundaki milletlere örnek teşkil etmiştir.

Millî Mücadele yıllarında İslam dünyası emperyalizmin baskısı altındadır. Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mısır, Hindistan, Suriye ve Irak Müslümanları kendilerine önderlik edecek bir gücün arayışı içindedirler. Hatta emperyalizme karşı ortak bir cephenin oluşturulması en büyük dilekleridir. Dönemin en güçlü emperyalist devleti olan İngiltere’nin İslam coğrafyasındaki sömürge uygulamaları Müslümanların tepkisini artırmıştır.

İngiliz Başbakanı Lloyd George’un 26 Şubat 1920’de Avam Kamarasında söylemiş olduğu “Biz dünyanın en büyük İslam devletiyiz. Britanya İmparatorluğu’nun nüfusunun dörtte biri Müslüman’dır.” şeklindeki sözleri, İslam dünyasındaki İngiliz egemenliğinin açık kanıtıdır.

Türk’ün Davası Doğu Milletlerinin Davasıdır

Millî Mücadele’nin önderi Mustafa Kemal, Türk milletinin giriştiği mücadeleyi tanımlarken “Türkiye’nin bugünkü mücadelesi, yalnız kendi nam ve hesabına olsaydı belki daha kısa, daha az kanlı olur ve daha çabuk bitebilirdi. Türkiye, büyük ve mühim bir gayret sarf ediyor. Çünkü müdafaa ettiği bütün mazlum milletlerin, bütün Doğu’nun davasıdır ve bunu nihayete erdirinceye kadar Türkiye, kendisiyle beraber olan Doğu milletlerinin kendisiyle birlikte yürüyeceğinden emindir.” demiştir (1922).

Mustafa Kemal’in Batı emperyalizmi ve sömürgeciliğine karşı Türk milletiyle bütünleşerek verdiği savaş ve kazandığı zafer, mazlum milletlere bağımsızlık umudu vermiştir. Mustafa Kemal ilk kez Batılı emperyalistlerin mağlup edilebileceğini mazlum milletlere göstermiştir. Bu durum diğer milletler üzerinde etkili olmuştur. Bu etkinin Fas’tan Endonezya’ya kadar uzanan geniş İslam dünyasında ve birçok Afrika ülkesinde ne kadar derin olduğu, bu toplumların bağımsızlıklarına kavuştukça Atatürk’e hayranlıklarında görülür.

Tunus’ta Habib Burgiba’nın, Mısır’da 1952’de krallığı deviren Genç Subaylar Hareketi üyelerinin, Endonezya’da Sukarno’nun açıklamaları bunu göstermektedir. Bunların dışında Hindistan’da Gandi, Pakistan’ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah, Cezayir milliyetçileri, Afrika ve Asya’nın diğer mazlum milletleri için Atatürk yol gösterici bir örnek olmuştur. Türkiye ezilen milletlere sadece bağımsızlık mücadelelerine girişme konusunda değil onların inkılapçı hareketlerine de yol göstermiştir.

Millî Mücadele’nin kazanılması sömürge durumundaki tüm İslam âleminde sevinçle karşılanmış, diğer dinlere mensup olanlarda da ilham kaynağı olmuştur. Atatürk önderliğindeki Türk Millî Mücadelesi, Batılı emperyalistlere karşı yapıldığı için Batılı devletleri endişelendirmiştir. Endişelerinin birinci yönü Türkiye üzerindeki yeni istila planlarının tehlikeye girmesi, ikinci yönü ise çoğu Doğu’da olmak üzere sömürgeleri altındaki milletlerin Batı emperyalizmine karşı savaşan Türklerden cesaret alarak ayaklanmaları idi.

Atatürk ve Millî Mücadele, Asya ve Afrika’daki birçok millete de örnek olmuştur. Cezayir’de Fransızlara karşı girişilen savaşta gönüllülerin kimliklerini öğrenmek isteyen Fransızlar, her defasında Mustafa Kemal’in kalpaklı fotoğrafını bulmuşlardır. Falih Rıfkı Atay 1943’te Hindistan’da Gandi’nin kayınpederinin “Biz Doğu milletlerinin Batı emperyalizminden tam bağımsızlıkla kurtulabileceğine Atatürk’ün zaferi üzerine inandık.” dediğini nakleder.

Kurtuluş Savaşı Hakkında Devlet Adamlarının Görüşleri

Pakistan’ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah, “Türk Kurtuluş Hareketi’nin lideri Mustafa Kemal Atatürk, bütün dünya için bir örnektir.” demiştir.

Hindistan lideri Nehru, Mustafa Kemal’in yalnız Müslüman Hintliler tarafından değil Hindular tarafından da sevildiğini vurgulamış ve “Kemal Paşa benim kahramanımdı.” demiştir.

Tunus Devlet Başkanı Habib Burgiba, Atatürk’ün zaferlerini örnek alarak kendi milletini de aynı yola sevk edip edemeyeceğini ta Sakarya Savaşı’ndan itibaren düşünmeye başladığını vurgulamış ve Atatürk gibi davranmak, onun gibi olmak istediğini dile getirmiştir.

Afgan Kralı Emanullah Han da Atatürk’ün sadece Türkiye için değil bütün Doğu milletleri için büyük bir örnek olduğunu vurgulayan liderlerdendir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir