İslam ve Diğer Dinler Tarihi

Ahiret İnancı

Ahiret, sözlükte “son, sonra
olan ve son gün” anlamlarına gelir.
Terim olarak ise İsrafil’in Allah’ın
emriyle, kıyametin kopması için
sûra ilk defa üflemesiyle başlayacak
olan sonsuz hayata denir.

İlk insandan itibaren insanoğlu sonsuzluk düşüncesine sahip olmuştur. Ölümsüzlük düşüncesi insanların
büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmektedir. Ölümsüzlüğü en iyi ifade eden kavram, bu
dünyadan sonra sonsuz bir yaşantı anlamına gelen ahiret kavramıdır. Dinlerin büyük çoğunluğunda,
insanların dünyada işlediği ameller sebebiyle hesaba çekileceği ve amellerinin karşılığını göreceği
inancı vardır.

Yapılan araştırmalar sonucunda hemen
hemen bütün kültür ve dinlerde ahiret inancının
bulunduğu ortaya çıkmıştır. Bununla
birlikte ahiret inancının mahiyeti, bütün kültür
ve dinlerde aynı değildir. Her şeyden önce
ahiret, insanın duyu organlarıyla algılayabileceği
bir muhtevaya sahip değildir. Bu konu
hakkında pek çok görüş ileri sürülmüştür.
Aristo, Platon, İbn-i Sina, Farabi ve Descartes (Dekart) gibi filozoflara göre ölüm sonrasında insanın
ruhu ebedîliğe ulaşacaktır. İnsanın bedeni yok olacak; fakat sonsuz olan ruh yaşamaya devam edecektir.
Dolayısıyla sonsuz hayat, insan ruhu için geçerlidir.


İbrahimî dinler
de ahiret inancının temelinde, başka bir dünyada bedenen yeniden dirilme anlayışı
bulunur. Yahudiliğin kutsal kitabında ahiretle ilgili az da olsa bilgi vardır. Fakat ahirete iman konusunda
açık ve net bir bilgi bulunmamaktadır. Sonraki dönemde İslamiyet ve Hristiyanlıktan etkilenen
Yahudi bilgin Musa bin Meymun (Meymonides), on üç maddelik iman esaslarını oluşturmuştur.
Bu maddelerin sonuncusu, “Tanrı’nın bildiği bir zamanda, ölümden sonra dirilme gerçekleşecektir.”
şeklindedir. Ahiretle ilgili iman esasını Ortodoks Yahudiler kabul ederken kutsal kitaptan başka bir
kaynak kabul etmeyen Sadukiler ise ahiret inancını reddetmektedir. Yahudi din bilginleri olan rabbilere
göre ahirete inanmayanlar kâfirdir.


İslam
, ahirete iman konusuna Yahudilik ve
Hristiyanlıktan daha fazla yer verir. Ahiret kelimesi
Kur’an’da pek çok yerde geçmektedir. Ahiret
gününe inanmak, İslam’ın iman esasları arasında
yer alır. Ahirete iman önemli kabul edildiği için
pek çok ayette Allah’a imanla birlikte zikredilir.
Bu ayetlerin birinde şöyle buyrulur: “…Allah’a ve
ahiret gününe hakkıyla inanıp iyi işler yapanlar
için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar
için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzüntü
çekmeyeceklerdir.” Peygamberimizin de konuyla
ilgili pek çok hadisi bulunmaktadır.

Ahiret alemi; mahşer, cennet ve cehennemden
oluşmaktadır. Mahşer, kıyamet koptuktan sonra bütün
insanların toplandığı yerdir. Cennet mükâfatların
cehennem ise cezaların verileceği mekânlardır.

İslam, Yahudilik ve Hristiyanlıktan farklı olarak
dünya ve ahiret arasında bir denge kurmuştur.
Nitekim Kur’an’da konuyla ilgili şöyle buyrulur.
“Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma…” Yahudilikte
dünyaya vurgu yapılırken Hristiyanlıkta ise dünyanın, insanlar için bir sürgün yeri olduğu
vurgulanır.


Hint dinleri
nde sonsuz hayat, bu evrenin dışında bir yerde gerçekleşmeyecektir. Bu dinlere göre
tabiat sonsuza kadar yaşayacaktır. Onlarda ölüm sonrasında, tenasüh (ruh göçü) anlayışı vardır.


Budizm
, Hinduizmin karma yasasını ve tenasüh
anlayışını kabul eder. Bu yasaya göre insanın
şu andaki hayatı önceki yaşantılarındaki
fiillerinin bir sonucu olduğu gibi gelecekteki
hayatları da bugünkü eylemlere göre şekillenecektir.
Dolayısıyla Budizme göre insanın kaderi,
insanın kendi fiilleri ile belirlenir. İnsanın varlığının
çeşitli bedenlerde devam etmesi (tenasüh)
nirvanaya ulaşana kadar sürer. Bu yüzden amaç,
ahireti kazanmaktan ziyade nihai kurtuluş olarak
kabul edilen nirvanaya ulaşmaktır.


Hinduizm
e göre ise insan ruhunun çeşitli bedenlerde
varolmaya devam etmesi, Brahma’ya
ulaşmak suretiyle sona erecektir. Dolayısıyla
Hinduizme göre yüce hakikati, (Brahma) idrak
etmek suretiyle ruh, en üst mertebeye, mutlak
huzura erişmektedir.


Hristiyanlar
a göre ahiretin varlığı
iman esaslarındandır. Hristiyanlara
göre beklenen Mesih Hz. İsa’nın
ikinci defa dünyaya dönüşüyle kıyamet
kopacak ve ölüler dirilecektir. Kıyametin
ne zaman kopacağını yalnızca baba (tanrı) bilir.
Baba, yeniden dirilmenin (haşir) ardından
hükmetme yetkisini oğul İsa’ya verecektir.
(Matta 28/18) Hz. İsa, insanlar arasında adaleti
sağladıktan sonra görevi sona erecek ve yetkiyi
babaya devredecektir. İyiler orada cennete,
kötüler cehenneme gidecektir. Mükâfat
ve ceza ebedî olacaktır.


Zerdüştlük
, ahiret inancından çokça bahseden
bir dindir. Zerdüşt, vaazlarında sık sık yaklaşmakta
olan hesap gününden bahseder. Zerdüştlük
inancına göre mahşerde genel sorguya çekilmeden
önce ferdî ruhlar hesaba çekilir. Eğer
sevapları fazlaysa cinvat köprüsünü geçerek “
övgüevi” denilen cennete, günahları ağır gelirse
bu köprüden düşerek onun altında bulunan, “yalanevi”
denilen cehenneme gider. Sevap ve günahları eşit olanlar ise bu ikisinin arasında (arasatta)
kalarak kıyamet ve hesap gününe kadar orada bekleyecektir.


Konfüçyüsçülük
te ahiret inancı yoktur. Bir hüküm günü, kıyamet ve yeniden dirilme gibi kavramlara
Çin dinlerinde pek rastlanmaz. Fakat Budizmin Çin’e girmesiyle beraber tenasüh inancı gibi bazı
inançlar Taoizme geçmiştir.

Caynizme göre yaşadığımız dünya ezelî ve ebedîdir. Dolayısıyla pek çok dinde bulunan kıyamet
anlayışı bu dinde yoktur. Fakat bu evrenin cennet ve cehennemleri bulunmaktadır. Cennetler, tanrıların
bulunduğu yerdir. Cehennemler ise yerkürenin çok altında bulunmaktadır. Tekrar bu dünyaya gelme
zahmetinden kurtulanlar ise gökler âleminin üzerindeki başka bir âlemde bulunacaklardır.


Sihler
, kişinin fiillerinin gelecek hayattaki durumunu etkileyeceğine (karma) ve ruh göçüne (tenasüh)
inanırlar. Onların cennet ve cehennem anlayışı birçok dinin cennet ve cehennem anlayışından
farklıdır. Onlara göre cennet, Tanrı’nın mutlak hakikati ve sevgisinde fena (yok) olmaktır. Cehennem
ise bu değerden mahrum kalmaktır.


Şintoizm
de ruhun ölümden sonra yaşamaya devam ettiğine inanılır. Onlara göre öldükten sonra
kişinin ruhu tanrıya dönüşür. Bu dinde ahiret inancına rastlanmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir