Kara Perşembe ve Ekonomik Buhranın Sonuçları

Kara Perşembe ve Ekonomik Buhranın Sonuçları

23/09/2018 0 Yazar: admin

ABD, 1920’li yıllarda hızlı bir ekonomik gelişme gösterdi. Yeni arabalar sokaklara dökülüyor ve dalga dalga yayılan yeni bankalar tarafından finanse edilen evler, eskiden boş olan arazileri dolduruyordu. Hisse senetleri fiyatları hızla artıyordu. Ancak 1920’li yıllarda ABD’de yaşanan bu büyüme sanal bir büyümeydi. Üretim miktarında ciddi bir artış olmamasına rağmen talep miktarındaki artış fiyatları yükseltmekteydi. 1929 itibarıyla çelik ve araba fabrikalarının üretimi eskisi kadar yoğun değildi. Müteahhitler; marangozları, duvar ustalarını ve elektrikçileri işten çıkarmaya başlamıştı.

Hisse senetlerinin kâr amacıyla gerçek değerinin üstünde alınıp satılmasına dayalı aşırı spekülasyon sonucunda ekonominin gerçek yapısıyla bağını kaybetmiş olan New York Wall Street borsası, nihayetinde Kara Perşembe olarak anılan 24 Ekim 1929 günü çöktü. Hemen hemen herkes elindeki hisse senetlerini satmak istedi. Panik haberi yayıldıkça hisse senedi sahipleri değerlerin kaydedildiği çizelgeyi görmek için Wall Streete akın etti. Borsadaki bu panik, diğer piyasalara da sıçradı. Pamuk, bakır ve diğer ham madde fiyatları düşüşe geçti.

Hisse senedi fiyatları düştükçe gayrimenkul fiyatları da onları takip etti. Hemen hemen her ülkede, belli başlı malların fiyatları hızla düştü. Sadece ABD’de dokuz bin küçük banka kapandı, tüketim ve yatırımlarda büyük düşüşler yaşandı. Durumdan tarım sektörü de doğrudan etkilendi. Tarım ürünlerindeki fiyat düşüşlerini engelleme düşüncesi, açlığın egemen olduğu bir ülkede tonlarca ürünün imha edilmesine yol açtı. Borsadaki hisseler 1925’e göre dörtte üç oranında değer kaybetti. Bu kayıp 74 milyar doları buldu. Yüzlerce şirket iflas etti, 50 milyon insan işsiz kaldı. Dünyada toplam üretim %42 oranında düştü ve dünya ticaret hacmi %65 oranında azaldı.

1929 Buhranı’ndan en çok etkilenen ülke olan ABD’deki çöküş hem derin hem de uzun süreli oldu. ABD ekonomisi için 1933 yılı krizin dip noktası oldu. Sonraki yıllarda toparlanmaya başlayan ABD ekonomisi, buhran öncesi seviyeye ancak 1940’ta ulaşabildi.

Amerikan halkı yaşanan buhrandan Başkan Hoover yönetimini sorumlu tuttu. Başkan Hoover, ekonominin kendi hâline bırakılması gerektiğine ve bu sürecin geçici olduğuna inanıyordu. Krize zamanında müdahale edilmemesi fiyatlarda hızlı düşüşe ve ticarette daralmalara neden oldu. ABD’de 1932’de yapılan seçimle Roosevelt (Rozvelt) başkan oldu. İnsanların satın alma güçlerinin düşmesi ve talebin yetersiz olması nedeniyle Roosevelt, New Deal (Yeni Antlaşma) olarak bilinen ekonomik politikaları hayata geçirdi.

1930’lu yıllar dış ticarette korumacılığın arttığı; gümrük tarifelerinin, kotaların, takas ve kliring gibi ticareti kısıtlayıcı önlemlerin alındığı yıllar oldu. Klasik iktisatçıların ekonomik anlamda etkisini kaybetmesi, siyasi alanda kapitalizmin çöktüğü düşüncesini yerleştirerek faşizmin güç kazanmasına neden oldu. Buhran, dünyada ekonomik sonuçlarının yanı sıra sanayileşmiş ülkeler başta olmak üzere siyasi gelişmelere de neden oldu. Siyasi değişimler sonucunda birçok ülkede savaş yanlısı ve fiilen saldırgan partiler zafer kazandı. Seçimleri savaş yanlısı partilerin kazanması Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada hızlı bir silahlanma yarışını ortaya çıkardı. Bu durum İkinci Dünya Savaşı’nın kapılarını açtı.