Tarih Platformuna hoşgeldiniz, 15 Nisan 2021

İnkılapçılık İlkesinin Önemi ve Sonuçları

tarih bilmi

Yeni Türk Devleti, Millî Mücadele ve onu tamamlayan Türk inkılabının temel ilkeleri üzerine
kurulmuştur. Bu mücadele öncelikle Osmanlı Devleti’ni işgal eden emperyalist güçlere karşı verilmiştir.
Bunun ardından çağın gereklerine cevap vermeyen devlet kurumları yeniden düzenlenmiştir.
İnkılaplar sayesinde Türk toplumuna her yönden gelişme ve ilerleme yolu açılmıştır. Yapılan
yeniliklerle kişi egemenliğine son verilerek millet egemenliğine dayalı bir yönetim kurulmuştur. Dine
dayalı devlet yapısının yerini laik devlet yapısı almıştır. İnkılaplar sayesinde Türk Devleti yeni
kurumlarıyla çağdaş ve dinamik bir yapıya kavuşturulmuştur. Sosyal hayatta, eğitimde, kültürde ve
ekonomik alanda Türk toplumuna yeni ufuklar açılmıştır. İnkılapçılık zamanla toplumda oluşacak
gereksinimleri karşılayacak gelişme ve yenileşmelere imkân vermiştir. Böylece milletin sağlıklı bir
şekilde varlığını devam ettirmesi sağlanmıştır.

Atatürk: “Türk milleti siyasi ve sosyal inkılapların hakiki sahibidir. Milletimizde bu kabiliyet ve
gelişim olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet yetmezdi. Bizim ilham kaynağımız doğrudan
doğruya Türk milletinin vicdanıdır.” diyerek inkılapları Türk inkılabı olarak adlandırmış ve millete
mal etmiştir. İnkılapçılık; Türk inkılabının çağdaş ve sürekli yeniliklere açık olmasını sağlamış,
inkılapları dogma olmaktan kurtarıp geliştirilmesinde etkili olmuştur.

Atatürk’ün “Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.”
sözleriyle de belirttiği gibi inkılapçılık ilkesi Türk toplumunun daima ileriye gitmesini sağlamıştır. Bu ilke
yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde de köklü bir değişiklik yapmıştır. İnkılaplar büyük Türk
milletinin dinamik ideali hâline gelmiştir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Sitenin barındırma masrafları reklam gelirleri ile karşılanmakta.

Lütfen reklam engelleyici uygulamasını kapatın veya sitemizi engelleme dışında tutun.

Teşekkürler.