Hristiyanların Elinde Endülüsler

Hristiyanların Elinde Endülüsler

Endülüs’te Emevî idaresi, son yirmi yılı içerisinde ortaya çıkan iç karışıklıkların bir türlü durdurulamaması
yüzünden 1031 yılında çökmüş ve yerine irili ufaklı yirmiden fazla beylik ortaya çıkmıştır.

Mülûkü’t-Tavâif adıyla anılan bu devir, Endülüslüler için yok oluşun başlangıcı olmuştur. Bu dönemde,
İberya Yarımadası’nın en stratejik şehri olan Tuleytula (Toledo), 1085 yılında Hristiyan İspanyalıların eline
geçince, Tuleytula’da kalan Müslüman ahali de Hristiyan hâkimiyeti altında müdeccen (mudejar) konumuna
düştü. Hristiyan İspanyalılar, Tuleytula’nın işgali esnasında şehir halkıyla can, mal, din ve ibadet
özgürlüğü maddelerini kapsayan bir anlaşma yapmışlardı. Endülüs halkıyla yapılan bu anlaşmalar Müslüman
devletlerin zimmi halk ile yaptığı anlaşmalardan mülhemdir. Bunun örneklerinden birisi, 1094 yılında
Belensiye’nin (Valencia) işgalinden sonra yaşanmıştır. Yapılan teslim anlaşmasına aykırı olarak şehrin
kadısı İbn Cehhâf, diri diri yakılmış, Müslümanların malları müsadere edilmiş, bir kısım Müslüman erkek
hadım edilerek Hristiyan idarecilere hizmetçi yapılmış ve zorla Hristiyanlaştırılmışlardır. Merkezdeki Ulu
Cami de kiliseye çevrilmiştir.

1248 yılında İşbiliye (Sevilla) şehri,
Hristiyanların eline geçtiğinde, şehirde
bulunan bütün Müslümanlar sürgün
edilmiştir. Sonra Kastilya Kralı III.
Fernando, ilk iş olarak merkezdeki Ulu
Cami’yi kiliseye çevirtmiş, sonra da
Müslümanların geride bıraktığı mülklerini
askerleri arasında paylaştırmıştır.
Hristiyanlar, 1487 yılında bu kez Malaga
şehrini işgal ettiklerinde ise şehirde
bulunan on beş bine yakın Müslüman
halkın tamamını esir etmişlerdir. Bunlardan
yüz adedi Papa’ya, altmış genç
kız Portekiz ve İtalya krallarına hediye
olarak gönderilmiş, geri kalanlarsa
Hristiyan ailelere, kiliselere, askerlere
ve kraliyet memurlarına köle olarak dağıtılmışlardır.
Müslümanlarla İspanyollar arasında
bir anlaşma imzalanmıştır. Ancak bu
anlaşma kuralları üç yıl kadar geçerliliğini
sürdürmüştür. Sonra ise Müslümanlar bu antlaşma kurallarının uygulanması konusunda şüpheye
düşmeye başladılar ve yeni güvenceler istediler. Bunun üzerine kral ve kraliçe, geniş bir açıklama yapma
gereği duydular.

İspanya Krallığı’nın, Hristiyan liderlerinden Tuleytula (Toledo) rahiplerinin reisi Kardinal Gonzalez,
Mendoza gibileri, kral ve kraliçeyi kışkırtarak onları Müslümanlar konusunda takip ettikleri politikalarını
değiştirmeye zorladılar.