Web sitemize hoşgeldiniz, 03 Aralık 2020

El–Cezire ve Suriye Olayları, Melikşah’ın Bağdat’ı Ziyareti

El–Cezire ve Suriye Olayları, Melikşah’ın Bağdat’ı Ziyareti

Suriye Meliki Tutuş, Süleymanşâh’la yaptığı savaşı kazandıktan sonra Haleb şehrine yürüdü. Buranın hâkimi Şerîf el–Huteytî, şehri teslim etmek için Sultan Melikşâh’tan emir beklediğini söyleyerek onu oyalamak istedi. Tutuş buna inanmadı ve Haleb’i ele geçirdi (11 Temmuz 1086), ancak iç kaleyi kuşattı ise de ele geçiremedi.

Haleb’in Fethi

Sultan Melikşâh ise İbnü’l–Huteytî’nin davetini ve Süleymanşâh’ın ölümünü haber alınca, Haleb’e gitmek üzere büyük bir ordu ile Isfahan’dan harekete geçti (Eylül 1086). Musul ve Harran üzerinden ilerleyerek Emîr Bozan’ı Urfa’nın zabtıyla görevlendirdi. Caber kalesini ve Menbic şehrini zapt ederek Haleb’e doğru yürüdü. Sultan 3 Aralık 1086’da Haleb’e girerek şehri ele geçirdi.

Öte yandan Emîr Bozan da şiddetli bir kuşatmadan sonra Mart–Nisan 1087’de Urfa’yı zaptetti. Melikşâh, Bozan’ı, Urfa valisi tayin ettikten sonra Antakya’ya yöneldi ve burada Süleymanşâh’ın vezîri Hasan b. Tâhir tarafından karşılandı. Sultan bu şehrin idaresini Emîr Yağısıyan’a verdi. Antakya’dan Suveydiye’ye kadar ilerleyerek Akdeniz kıyısına geldi. Sultan Melikşâh, atını Akdeniz’in dalgaları arasına sürerek kılıcını üç defa suya daldırmış ”Yüce Tanrı bana Okyanus’a kadar hüküm sürmeyi nasip etti.” diyerek sevincini göstermiştir.

Halep Kalesi

Halep Kalesi

Sultan, Süleymanşâh’ın eşini ve çocuklarını beraberine alarak Haleb’e döndü, oradan da Bağdat’a gitti (12 Mart 1087). Halife Muktedî 24 Nisan 1087’de düzenlenen büyük bir törenle sultanla tanıştı. Bu merasim sırasında halifenin emri ile Sultan Melikşâh’a ”Doğu ve Batı’nın hükümdarı” alâmeti olarak iki kılıç kuşatıldı. Ayrıca sultanın Isfahan’dan getirilen kızı Mahmelek Hâtûn görkemli bir düğünün ardından halife ile evlendirildi.

Sultan daha sonra Merv’e giderek burada babası Sultan Alp Arslan’ın mezarını ziyaret etti ve önceden Akdeniz sahilinden aldığı bir avuç deniz kumunu ”Baba müjdeler olsun, oğlun dünyanın sonuna kadar hâkim oldu.” diyerek mezara bıraktı.218

Kaynak: Selçuklular Tarihi – PROF. DR. MUHARREM KESİK

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz