Dinlerin Hesap Verme Anlayışı

Dinlerin Hesap Verme Anlayışı

İslamiyete göre Allah, insanların yaptıkları her şeyden haberdardır ve kıyamet koptuktan sonra onları
hesaba çekecektir. Hesap sonunda iyiler mükâfatlandırılacak, kötüler ise cezalandırılacaktır. Konuyla
ilgili bir ayette şöyle buyrulur: “Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir. Sonra onların sorguya
çekilmesi de sadece bize aittir.” Diğer bir ayette bu konu şöyle ifade edilmiştir: “Biz, kıyamet günü
için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş) bir
hardal tanesi kadar dahi olsa onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese)
yeteriz.”

Tevrat’da net bir bilgi bulunmadığı için bazı Yahudi mezhepleri ahirete inanmamaktadır. Hristiyanlıkta
ise hesap verme biraz farklıdır. Hristiyanlarda imanın üçüncü esası, Hz. İsa’nın insanları hesaba
çekmesiyle ilgilidir. Onların inancına göre oğul İsa’yı sağına oturtan baba, kıyamet gününde insanları
hesaba çekmek üzere yetkisini ona verecektir.

Hesaba çekilme anlayışı Hinduizm ve Budizmde de bulunmaktadır. Hindu kutsal kitaplarının
birinde, insanların amellerinin terazide tartılacağı, iyi amel sahiplerinin ödüllendirileceği, kötü amel
sahiplerinin ise cezalandırılacağı belirtilmektedir. Fakat bu ceza ve mükâfat geçicidir. Budistlerde de
olgunluğa ulaşamamış, dünyevi arzu ve ihtiraslarının esiri olmuş kişileri öldükten sonra amellerine
göre Hindu ölüm tanrısı Yama yargılayacaktır.


Zerdüştlüğe
göre ise kıyamet koptuktan sonra haşir başlayacak ve insanlar dünyadaki bedenleriyle
dirileceklerdir. Tanrı Ahura Mazdah yanına Mehdi Saoşyant’ı alarak ilahî mahkemeyi kuracaktır.
Adaletli bir şekilde iyilerle kötüler birbirinden ayrılacak ve iyiler cennete, kötüler cehenneme
girecektir. Fakat cehennemde ceza arınmak için olup bir süre sonra onlar da cennete girecekler ve
buradaki hayat sonsuz olacaktır.