Web sitemize hoşgeldiniz, 04 Ağustos 2021
Tarih Bilimi
Anasayfa » Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi » Bulgaristan’daki Türkler ve Türkiye-Bulgaristan İlişkileri

Bulgaristan’daki Türkler ve Türkiye-Bulgaristan İlişkileri

Bulgaristan’daki Türkler ve Türkiye-Bulgaristan İlişkileri

1991’de Soğuk Savaş Dönemi’nin sona ermesi, Türkiye’nin dış politikasında da kendini hissettirmiştir. Türkiye, özellikle Balkan ülkelerinde meydana gelen değişikliklerle yeni bir dış politika izlemeye başlamıştır. Bu süreçte Balkan ülkeleri arasında en fazla Türk nüfusuna sahip olan Bulgaristan’da yaşayan Türklerin durumlarında değişiklikler yaşanmıştır.

Bulgaristan, Doğu Bloku içerisinde Moskova’ya en sadık ülke olmuştu. Bunda 35 yıldır ülkenin başında bulunan Teodor Jivkov’un payı büyüktü. Theodor Jivkov’un iktidarı döneminde Türk azınlığa uygulanan asimilasyon politikası, 1984-1985 yıllarındaki zorla isim değiştirme politikası ile zirveye çıktı. Bu politika ile Türkler zorla Bulgarlaştırma sürecine tabi tutuldu. Türk gazetelerinin yayımlanmasına ve Bulgar radyosundaki Türkçe yayınlara son verildi.

Türkçenin konuşma dili olarak kullanılması yasaklandı. Birçok bölgede camilerde ibadet edilmesine sadece cuma günleri saat 12.00 ile 14.00 arasında ve hükûmetin görevlendireceği kişilerin gözetiminde izin verildi. Onun dışında ibadet yasaklandı ve camiler kapatıldı. Bulgaristan’daki Türkler, bu yaşananlar karşısında Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) adı altında teşkilatlandı. Kültürel haklarının, ibadet özgürlüklerinin, adlarının geri verilmesini ve Türkçe konuşma yasağının kaldırılmasını istedi. Yaşananlar karşısında Türkiye ve dünya kamuoyundan gelen tepkiler üzerine Bulgaristan, sınırlarını açıp Türklerin göç etmesine izin vermek zorunda kaldı. Sonuç itibarıyla İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren dünya tarihinde, ilk kez bu kadar büyük bir göç yaşanmış, 320 bin kadar Bulgaristan Türkü, Türkiye’ye yerleşmiştir.

29 Aralık 1989’da Teodor Jivkov rejiminin sona ermesinden sonra Bulgar yönetimi Türk azınlığa haklarını geri vermiştir. 1990’da Parlamento, Bulgar vatandaşlarının isim kanununu kabul ederek Türklerin Türk ve Müslüman adlarını geri almasını sağlamıştır. Bu süreçte iki ülke arasındaki ilişkiler sadece Türk azınlığın durumu ile sınırlı kalmamış, askerî, ekonomik, kültürel ve siyasi iş birliği alanında da gelişmeler yaşanmıştır.

1991’de Bulgaristan’da hükûmeti kuran Demokratik Güçler Birliği (DGB) ile Türkleri temsil eden Hak ve Özgürlükler Hareketi arasındaki anlaşmazlık Bulgaristan’da krize neden olmuştur. Bunun üzerine Türkiye’ye göç yeniden başlamıştır. Bulgaristan’ın vatandaşlarına vizesiz dolaşım hakkı tanınmasından sonra Bulgaristan Türkleri, Türkiye ve Avrupa ülkelerine iş aramak için gitmişlerdir. Özellikle 1993-1996 yılları arasında Türkiye’ye ekonomik sebeplerle göçler yaşanmıştır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz