Osmanlı Ailesi

24 Eyl

Aile, anne, baba, çocuklardan oluşur. Aile reisi olan
baba, idare sanatını bilen iyi bir yönetici ve doktor gibi olmak zorundadır. İnsan,
ticaret, ziraat ve zanaat yollarından birinde çalışarak mal kazanmalı, bunun gerektiği
kadarını da harcamasını bilmelidir. Hayatını devam ettirecek kadar yiyecek ve
giyecek temin etmelidir. Mal hayatın rahatlığı içindir, yoksa hayat mal toplamak için
değil.

Kadın sağlıklı, iffetli ve evi korumada kudretli ve yeterli olmalıdır. Erkek, eşinin
üzerine başka kadın ve cariye almamalıdır; “Erkek evde tendeki can gibidir. İki
bedende bir can olamayacağı gibi, iki evin düzenini de bir erkek sağlayamaz.”

Osmanlı ailesinin temel yapısını İslam hukuku ve Türk töresi şekillendiriyordu.
Aile, devlet müdahalesinden uzak özel bir kurumdu. Kendi
iradesiyle veya ailelerine danışarak evlenmeye karar veren kişilerin bizzat ya
da taraflardan birinin veya her ikisinin kadıya başvurusu ile evlenme işlemleri
başlardı. Şahitlerin huzurunda evlenmek istediklerini beyan eden tarafların
nikâhları kıyılır ve akdin kadı defterine kaydedilmesi ile evlilik gerçekleşirdi.
Köylerde ise nikâh imam tarafından kıyılırdı. Bazı gayrimüslimler de
evlenmede bu yöntemi izlemişlerdi.

Osmanlı toplumunda düğün töreni geleneğe uygun olarak önce kız evinde
kadın davetlilerin toplanması ile başlardı. Kadınlar kendi aralarında sohbet
eder, eğlenirlerdi. Daha sonra damadın davetlileri ile kız
evinden gelin almak için “düğün alayı” yapılırdı. Bu sırada
damat evinde yemekler hazırlanırdı. Bütün davetlilerin damat
evine gelmesiyle düğün eğlenceleri başlardı.
Erkek evlenirken kıza “mehir” denilen bir nikâh bedeli
veriyordu. İslam dini, mehri kız lehine düzenlemiş, bunun
tamamen ona ait olduğu, başkasının hiçbir hakkı olmadığı
prensibini getirmişti. Evlilikte İslam hukukuna göre mal
ayrılığı rejimi esastı. Tek eşliliğin hâkim olduğu Osmanlı ailesi
genellikle karı-koca ve çocuklardan ibaretti. Kasaba ve
şehirlerde büyük aile tiplerine de rastlanılmaktaydı.
Osmanlı toplumunda doğum ve ölüm sadece aileyi
ilgilendiren olay olarak görülmezdi. Doğum, mahallelinin de
katıldığı geleneksel tören hâlinde kutlanırdı. Vefat eden kişi,
aile, akraba ve mahalle sakinlerinin katılımıyla defnedilir,
cenazenin ardından dua edilip cenaze yemeği verilirdi.

Bir Cevap Yazın