Bizans Sanatı

25 Eyl

Bizans sanatı, 395’te ikiye bölünen Roma İmparatorluğu’nun doğu bölümünün ve 1453’te Osmanlı
Türkleri tarafından ortadan kaldırılan Bizans Devleti’nin sanatıdır. Doğu Roma İmparatorluğu ya da kısaca Bizans
İmparatorluğu adıyla tanınan bu devlet, aslında Hristiyanlaşmış Roma İmparatorluğu’dur. Bizans, Roma
İmparatorluğu’nun devamı kabul edilir (211. görsel).

Doğu Roma İmparatorluğu’na, anlam ve ruh açısından Batı Roma’dan farklı bir ad vermek isteyen modern
tarihçiler, Bizans Devleti adını kullanmıştır. Büyük Roma İmparatorluğu’nun doğu bölümü yıkılana kadar
Roma Devleti olarak yaşamıştır. Bu topraklarda yaşayanlar kendilerine “Romalı (Romaios)” demiş, imparatorlarını
da “Romalıların İmparatoru” olarak adlandırmıştır.

Resmi dil Latincenin yerini 6. yüzyıldan itibaren Yunanca almıştır. Bu dil, kültür alanında da etkili olmuştur.
Din önem kazanmış, böylece yeni bir devlet sistemi oluşmuştur. Bizans, Orta Çağ Hristiyan toplumudur.
Balkanlar, Trakya, Anadolu ile kısa bir süre de Mısır ve Suriye topraklarında egemen olmuştur. Buralardaki eski
uygarlıkların gelenek ve beğenilerini bünyesinde toplamış ve kendine özgü yüksek bir uygarlık oluşturmuştur.
Bu uygarlığın kaynağı Anadolu’dur ama Doğu’nun da etkisi söz konusudur. Bizans sanatının bizim açımızdan
önemi, topraklarımızda yaşamış ve gelişmiş olmasıdır. Uygarlık tarihi açısındansa Orta Çağdaki en parlak ve
güçlü uygarlık olması önemlidir. İlk Çağ uygarlıklarının bilgi, belge ve kaynaklarını Doğu uygarlıkları ve Bizans
yaşatmıştır. Rönesans Avrupası’nda bu bilgiler kullanılmıştır.

Bizans sanatında iki güçlü akım egemen olmuştur. Birincisi, özellikle saray ve ileri gelen çevrelerce
tutulan, kökü eski sanat geleneklerine bağlı, ince, hassas hatta bazı durumlarda Hristiyanlığa yabancı ögelerin
bile göze batmadığı görkemli, zengin ve göz kamaştırıcı bir sanat akımı olan “Başkent üslubu”dur. İkincisiyse
form güzelliğine önem vermeyen, dinî konuları esas alan ve sanatı dinin bir anlatımı olarak kabul eden, ilkel
ve bir akım olan “Eyalet üslubu”dur. Ancak bu akımları, kesin biçimde bölgelere ayırmak olanaksızdır. Sonuçta
Bizans sanatının; İlk Çağ ve Roma sanatından aldığı bilgileri, Doğu beğenisi ve deneyimlerini Hristiyanlıkla
kaynaştırarak uygulayan ve yerli geleneklerden de faydalanarak Doğu Akdeniz çevresinin bütün Orta Çağı
kaplayan Hristiyan sanatı olduğu söylenebilir.  

Bir Cevap Yazın