Babiller (Amurrular)

1 Ara

Samilerin bir kolu olan Amurrular tarafından kurulmuştur. Başkenti Babil’dir. I.Babil Devleti’nin Hititler tarafından yıkılmasından sonra MÖ 612’de II. Babil Devleti kurulmuş ve bu devlet MÖ 539 yılında Persler tarafından ortadan kaldırılmıştır.

I. Babil Devleti’nin en güçlü Kralı Hammurabi dine dayalı devlet anlayışı yerine, gücünü ordudan alan mutlak krallık anlayışını getirmiştir. Aynı zamanda Hammurabi, ceza, mülkiyet, ticaret alanlarında döneminin en gelişmiş kanunlarını yapmıştır.

Babiller, Sümerlerin etkisi altında kalmışlar, tapınaklarına ziggurat adını vermişlerdir.

Babiller, tıp ve astronomi alanında ilerlemişlerdir. Başlıca geçim kaynakları tarım ve ticarettir.

Mimari açıdan Mezopotamya’nın en gelişmiş uygarlığı Babillerdir. Babil’in Asma Bahçeleri bu alandaki en güzel örnektir.

Babiller Devleti (M.Ö.2000 – M.Ö.539)

babiller

Babiller

Babil Devletini, Samilerin bir kolu olan Amurrular Orta Mezopotamya’da kurdular. Amurrular MÖ, 3000’lerde Akad iline yerleştiler. Burada Larasa ve İsin kentleri arasındaki mücadelelerden yararlanarak devletlerini İsin bölgesinde kurmayı başardılar. Babil Devletine Hititler son verdi. Bu olaydan sonra Anadolu doğrudan Mezopotamya ile ilişki kurdu, Babil Devletinin yıkılmasından uzun bır süre sonra II.Babil devleti kuruldu.

II. Babil Devleti krallarının (M.Ö.626 – M.Ö 539) en önemlisi olan Nebuladnazar zamanında Babil kalesi ve Asma bahçeleri yapıldı. Yahudi Devletine son verildi. Tevrat bu olayı dünyanın sona ermesi gibi tasvir etmiştir. II. Babil Devletine Persler son verdi.

Ekonomi ve Orta Sınıf

Mezopotamya, İsa’dan önce XVII. yüzyılda, tam bir İktisadi ve siyasal gelişim içindedir: Sulama sisteminde usuller geliştirilmiş ve suyu yükselten makinelerden yararlanılmaktadır; saban yetkinleştirilmiştir; at, ehli hayvanlar arasına katılmıştır. Zanaatlar, özellikle tunç zanaatı ilerlemiştir; orak ve başka aletler tunçtandır artık ve bu aletler taş ve ağaç işçiliğini kolaylaştırmıştır. Meta üretimi artmıştır; Babil’in içinde ticaret geliştiği gibi, komşu ülkelere, Elam’a, Suriye’ye, Asur’a ve öteki ülkelere yayılmıştır.

Meta üretiminin artması, toprakta özel mülkiyeti güçlendirir. Köle sayısında artış olur. Kölelik ataerkil niteliğini korumaktadır.

Mezopotamya tarihinin başlangıcını niteleyen, kralın, tapınakların ve doğuştan soyluların geniş toprakları, görülür derecede azalmıştır ya da bütünüyle kaybolmuştur. Ekonomide tipik mülkiyet biçimi, az sayıda köle sömürüsüne dayanan küçük ya da orta mülkiyettir.

Ekonominin temel hücresi aile ortaklığıdır artık. Özgür insanlar tefecilik ve ağır vergiler yüzünden köle durumuna düşmektedir. Hammurabi, tefeci ve tacirlerin keyfiliğini az buçuk frenlemeye kalkar: Borç için kölelik üç yılla sınırlanır; tefecilerin, borçlusunun evine girip zorla borcunun tutarını alma hakkı kaldırılır, vb. Bütün bu önlemler, özgür sınıfın birliğini güçlendirip, çeşitli katlarını kölelere karşı saflaştırmak amacına dönüktü. Ancak, öyle de olsa, başarı kazanamadılar: O devirden kalma birçok belgelerden, tefeci ve tacirlerin bütün bu önlemleri çiğnediklerini, özellikle de kral, kiracı ve savaşçılarının, başkalarına devredilmez topraklara el koyduklarını öğreniyoruz.

Yönetim ve Hukuk

Mutlak monarşi ile yönetildiler, sistemin başında en yüksek rahip görevini de üstlenen kral vardı. Ülke eyaletlere ayrılmıştı, Hamurabi din devletini dünya devleti haline getirdi.

Hamurabi ilk anayasa olarak da değerlendirilen kanunlar yaptı. Borçlar konusu Sümer kanunlarına eklendi. Kral, ordusu sayesinde kendine karşı gelebilecek güçlerin oluşumunu engellediği zaman, otoritesinin devam etmesini sağlayacak yasaları yürürlüğe koyar. Yasalar bir anda sertleşir. Sümerlerdeki fidye usulü kaldırılarak, yerine kısas usulü getirildi.

Bir Cevap Yazın