Atatürk’ün Çocukluk Dönemi ve Öğrenim Hayatı

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Çocukluğu

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Doğum Günü

Mustafa Kemal 1881’de Osmanlı Devleti’nin önemli bir liman şehri olan Selanik’te dünyaya geldi. Doğum günü tam olarak bilinmeyen Mustafa Kemal’in manevi kızı Prof. Dr. Afet İnan bu konuda
şunları aktarmıştır:

“Mustafa Kemal’in doğum ayı ya hiç yazılmaz yahut da yanlış olarak bir sonbahar ayı gösterilir. Hâlbuki kendisinden işittiğime göre bir ilkbahar günü doğmuş olduğunu, hatta bunun mayıs ayına tesadüf ettiğini söylerdi. Nitekim bir gün Cumhurbaşkanlığı Umumî Kâtibi Hasan Rıza Soyak, Atatürk’e yabancı bir memleketten gelen ve bir ansiklopedi için olan mektubu göstermişti. Bunda Atatürk’ün biyografisi isteniyor, aynı zamanda özellikle doğum gününün kaydedilmesi rica ediliyordu. Atatürk bunun üzerine düşündü. Fakat bu günü kendisi de bilmiyordu.
Ancak annesinden işittiğine göre, bir bahar mevsiminde doğmuş olduğunu hatırladı. Ay ve gün için ise aynen şöyle dediğini hatırlıyorum: “Bu, bir 19 Mayıs günü niçin olmasın.”

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Ailesi

Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım, babası Ali Rıza Efendi’dir. Ailesi, hem anne hem baba tarafından Osmanlı Devleti zamanında Rumeli’yi Türkleştirmek amacıyla Anadolu’dan göç ettirilerek Rumeli’ye yerleştirilen Türkmenlerdendir.

Atatürk'ün Babası - Annesi - Kız Kardeşi

Atatürk’ün Babası – Annesi – Kız Kardeşi

Mustafa Kemal’in babası Ali Rıza Efendi, Selanik evkaf dairesinde katip, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Asakir-i Milliye Taburu’nda üsteğmen rütbesiyle gönüllü subay, ardından da Yunan sınırındaki Papazköprüsü sınır gümrüğünde muhafaza memuru olarak çalışmıştır. Daha sonra bu görevinden istifa ederek Selanik’te kereste ve tuz ticaretiyle uğraşmıştır.

Ali Rıza Efendi’nin 1871’de evlendiği Zübeyde Hanım, yaşadığı dönemde az sayıda okuma yazma bilen Osmanlı kadınlarından biri olmasından dolayı çevresinde “Zübeyde Molla” olarak anılırdı. Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım’ın Mustafa Kemal’den başka Fatma, Ömer, Ahmet, Makbule ve Naciye adında beş çocukları daha olmuştur. Ancak Mustafa Kemal ve Makbule dışındaki çocukları küçük yaşta yaşamlarını yitirmişlerdir.

Yetiştiği aile ortamı, küçük yaşta babasız kalması, annesi ve kız kardeşi ile yaşadığı güçlükler Mustafa Kemal’in iyi bir asker ve devlet adamı olarak yetişmesinde son derece etkili olmuştur. Karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmesi, küçük yaşta geleceği ile ilgili kararlar alması ve aldığı kararların arkasında durması yine çocukluk yıllarından miras kalan özelliklerinden bazılarıdır. Bu özellikleri sayesinde Türk milletinin kurtarıcısı ve lideri olmuştur.

Atatürk Doğduğunda Osmanlı Devleti

Mustafa Kemal’in dünyaya geldiği günlerde Osmanlı Devleti; siyasi, sosyal ve ekonomik alanda sıkıntılı bir dönemden geçiyordu. Yüz yıllardır sahip olduğu topraklar üzerinde hakimiyetini korumakta ve bu topraklar üzerinde yaşayan toplulukları bir arada tutmakta zorlanıyordu. Fransız İhtilali sonrası dünyaya yayılan milliyetçilik, özgürlük, eşitlik kavramları çok uluslu Osmanlı Devleti’ni de Balkan topraklarından başlayarak etkilemeye başladı. Milliyetçilik düşüncesi ve bazı Avrupalı devletlerin kışkırtması Balkan topluluklarının 19.yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı Devleti’ne karşı isyan etmesine neden oldu. Bu gelişmeler sonucunda 1829 Edirne Antlaşması’yla Yunanistan, 1878 Berlin Antlaşması’yla Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız olarak Osmanlı Devleti’nden ayrıldı.

Osmanlı Devleti’nin Makedonya toprakları da bu isyanların en yoğun yaşandığı yerlerden biriydi. Selanik ve Manastır’ı da içine alan Makedonya’da Osmanlı Devleti asayişi sağlayamıyordu. Azınlıkların kurduğu çeteler halkın can güvenliğini tehdit ediyordu.

Osmanlı Devleti’nin dağılmasını önlemek için ortaya atılan Osmanlıcılık düşüncesi doğrultusunda 1839’da Tanzimat Fermanı, 1856’da da Islahat Fermanı yayımlandı. 1876’da Meşrutiyet yönetimine geçildi. Ancak bu önemli demokratik adımlar imparatorluğun dağılmasını önlemeye yetmedi.

1878 Berlin Antlaşması'na Göre Osmanlı Batı Sınırları

1878 Berlin Antlaşması’na Göre Osmanlı Batı Sınırları

Değişen şartlarla beraber Osmanlı aydınları devletin dağılmasını önlemek için yeni arayışlara girdi. Osmanlıcılık dışında İslamcılık, Batıcılık, Türkçülük ve Turancılık gibi yeni kurtuluş fikirleri ortaya atıldı. İngiltere’de ortaya çıkan Sanayi Devrimi’nin etkileri ve Osmanlı Devleti’nin Avrupalı devletlere tanıdığı ekonomik ayrıcalıklar (kapitülasyonlar) 19.yüzyılda Osmanlı ekonomisini olumsuz etkiledi ve çöküşün eşiğine getirdi. 1853-1856 Kırım Savaşı sırasında alınmaya başlanan dış borçların ödenmesi için Düyunu Umumiye (Genel Borçlar İdaresi) kurulmuş ve alacaklı devletler Osmanlı Devleti’nin gelir kaynaklarına el koymaya başlamışlardı.

Atatürk’ün Doğduğu Şehir: Selanik

Atatürk'ün Doğduğu Ev

Atatürk’ün Doğduğu Ev

Mustafa Kemal’in doğum yeri olan Selanik; Müslüman, Musevi, Rum, Ermeni, Bulgar ve Ulahlar gibi çeşitli milletlerin, kültürlerin ve dinlerin iç içe olduğu bir şehirdi. Selanik’te uyum içinde yaşayan milletler arasındaki uyum, Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik akımının etkisi ve İngiltere, Fransa ve Rusya gibi büyük devletlerin kışkırtmaları sonucunda bozuldu. Mustafa Kemal’in doğduğu yıllarda aşağıdaki metinden de anlaşılacağı üzere Balkanlardaki bazı Osmanlı topraklarında olduğu gibi Selanik’te de iç karışıklıklar ve huzursuzluklar ortaya çıktı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Öğrenim Hayatı

Mustafa Kemal’in ailesi onun eğitimine büyük önem vermişti. Okul çağına geldiğinde eğitimine hangi okulda başlayacağı konusu anne ve babası arasında küçük bir tartışmaya yol açtı. Annesi eğitimine geleneksel eğitim veren mahalle mektebinde başlamasını istiyordu. Babası ise eğitimine yeni açılan ve eğitimde yeni yöntemler kullanan bir okulda başlamasından yanaydı.

Sonuçta ikisinin de istediği oldu. Önce annesinin isteğiyle Hafız Mehmet Efendi Mahalle Mektebine başladı, kısa süre sonra ise Şemsi Efendi Okuluna geçerek babasının isteği doğrultusunda yeni yöntemlerle eğitim gördü.

Mustafa Kemal, Şemsi Efendi Okuluna devam ederken babasını kaybetti. Ali Rıza Efendi’nin vefatından sonra geçim sıkıntısı çeken Zübeyde Hanım, erkek kardeşi Hüseyin Ağa’nın çalıştığı Langaza’da bulunan Rapla çiftliğine taşındı.

Mustafa Kemal’in eğitimi bu yüzden yarım kaldı. köy hayatı içinde dayısının verdiği görevleri yerine getiriyordu. En büyük görevi, kız kardeşiyle beraber Bakla tarlasının ortasındaki bir kulübede oturmak ve zaman zaman kargaları kovmaya çalışmaktı. Çiftlik hayatının diğer işleriyle de ilgileniyordu. Ancak annesi eğitimine devam etmesinden yanaydı. Bu nedenle Selanik’te bulunan halasının yanında okula devam etmesine karar verildi. Böylece Mustafa Kemal Selanik Mülkiye Rüştiyesinde eğitime başladı. Ancak asker olmak istediği için bu okulda bulunmaktan hiç hoşnut değildi. Mustafa Kemal, askerlik mesleğine ilgisini ve hayalini nasıl gerçekleştirdiğini anılarında şu şekilde anlatıyor:

Mahallemizde Binbaşı Kadri Bey adında bir komşumuz oturuyordu. Oğlu Ahmet askerî rüştiyeye devam ediyor ve okul elbiselerini giyiyordu. Onu gördükçe ben de böyle elbise giymeye hevesleniyordum. Sonra sokaklarda subaylar görüyordum. Onların derecesine ulaşmak için takip edilmesi gereken yolun askerî rüştiyeye girmek olduğunu anlıyordum. O sırada annem Selanik’e gelmişti. Askerî rüştiyeye girmek istediğimi söyledim. Annem askerlikten pek korkardı. Asker olmama karşı çıktı. Giriş sınavı zamanı gelince ona sezdirmeden sınavı verdim ve askerî rüştiyeye kaydoldum. Böylece anneme karşı bir oldubitti yaptım.

Yukarıdaki sözlerinden de anlaşılacağı üzere Mustafa Kemal, annesinden gizli bir şekilde kişisel girişimi sonucunda kendisine yeni ufuklar açacak olan Selanik Askerî Rüştiyesine 1893’te kaydoldu.
Böylece eğitimine büyük bir asker ve devlet adamı olarak yetişmesinde önemli bir yere sahip olan askerî okullarda devam etmeye başladı.

Selanik Askerî Rüştiyesi genellikle aydın öğretmenlerin ders verdiği, öğretim kalitesi ve disipliniyle bilinen bir okuldu. Derslerindeki başarı ve zekâsıyla Mustafa Kemal, kısa sürede öğretmenlerinin dikkatini çekti. Sınıf çavuşluğu ve müzakerecilik gibi önemli görevlere seçildi. Nasıl müzakereci olduğuyla ilgili anısını şu sözlerle paylaşmıştır:

Selanik Askerî Rüştiyesinde matematik öğretmeni bir gün: “Aranızda kimler kendine güvenirse kalksın. Onları müzakereci yapacağım. demişti. Ayağa öyle öğrenciler kalktı ki bunları gören Mustafa kendini ortaya atmaya cesaret edemedi. Fakat içlerinden birinin emri altına girecekti. Bu da ağırına gitti. Birden kalktı: “Ben daha iyi yaparım.” dedi ve yaptı. O günden sonra sınıfının müzakerecisi oldu.

Atatürk’e Kemal İsminin Verilmesi

Mustafa Kemal Selanik Askerî Rüştiyesinde matematik dersine özel ilgi duymuştu. Matematik dersindeki başarısı öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Efendi’nin dikkatini çekti. Matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Efendi bir gün: “Oğlum, senin de ismin Mustafa benim de. Bu böyle olmayacak. Arada bir fark bulunmalı. Bundan sonra ismin Mustafa Kemal olsun.” dedi. Böylece matematik öğretmeni, “olgun” anlamına gelen Kemal ismini ona hediye etti.

Mustafa Kemal’in Yabancı Dile Verdiği Önem

Mustafa Kemal, Selanik Askerî Rüştiyesini bitirdikten sonra 1896’da Manastır Askerî İdadisine girdi. Burada Osmanlı Devleti’nin farklı şehirlerinden ve toplumsal kesimlerinden gelen öğrencilerle tanıştı. Bazı arkadaşlarından ve öğretmenlerinden çok etkilendi. Onlar sayesinde yeni düşünürler ve fikirleri tanıma fırsatı buldu. İleride önemli bir hatip ve şair olacak arkadaşı Ömer Naci sayesinde edebiyata ve hitabet sanatına ilgi duydu, Namık Kemal ve Tevfik Fikret’in eserlerini okudu.

Özellikle Namık Kemal’in eserlerindeki vatan sevgisi ve hürriyet düşüncesinden çok etkilendi. Yine ömür boyu arkadaşlık yapacağı iyi derecede Fransızca bilen Ali Fethi aracılığıyla Fransız aydınları J.J. Rousseau (Russo), Voltaire (Volter) ve Montesquieu’nun (Montesku) eserlerini okumaya başladı. Böylece milliyetçilik, eşitlik, özgürlük ve ulusal egemenlik kavramlarıyla tanıştı. İleride çağdaş Türkiye’yi kurma çalışmalarında bu fikirlerden ilham alacaktı. Yabancı dil bilmenin öneminin farkında olan Mustafa Kemal, istediği düzeyde görmediği Fransızcasını geliştirmek için tatillerde gittiği Selanik’te dersler aldı.

Manastır Askeri İdadisi öğrencisi olduğu yıllarda Mustafa Kemal’in ilgi alanına matematik, yabancı dil ve hitabetin yanı sıra Tarih Öğretmeni Mehmet Tevfik Bey sayesinde tarih, özellikle de Türk tarihi girdi. Ülke sorunlarıyla yakından ilgilenen ve siyasi fikirler üreten bir lider olarak yetişmesinde bu alana duyduğu ilginin büyük etkisi oldu.

Mustafa Kemal 1898’de Manastır Askerî İdadisinden mezun oldu. 1899’da İstanbul’da bulunan Harp Okuluna girdi. Harp Okulunda da başarısıyla öğretmenlerinin dikkatini çekti ve sınıf çavuşluğuna seçildi. Harp Okulundan 1902’de üsteğmen olarak mezun oldu. Ancak ordu hizmetine gönderilmedi. Orduda üst düzeyde idari kadrolara gelebilmek için Harp Okulundan sonra İstanbul’da bulunan Harp Akademisine devam etmek gerekiyordu. Mustafa Kemal 1902’de Harp Okulunu parlak dereceyle bitiren diğer mezunlarla kurmay sınıfına kaldı ve Harp Akademisine girmeyi başardı. 11 Ocak 1905’te yetenekli ve idealist bir subay olarak Harp Akademisinden kurmay yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu.